Kategoriler
EN SON EKLENENLER

Mirasçıların Vergi Borcu Sorumluluğu

Mirasçıların Vergi Borcu Sorumluluğu

 

MİRAS BIRAKANIN VERGİ BORÇLARINDAN DOLAYI MİRASÇILARIN SORUMLULUĞU

  • Miras bırakanın kanuni ve atanmış mirasçılarının miras bırakanın vergi borçlarından dolayı sorumlu olduklarına ilişkin yasal düzenleme olan Vergi Usul Kanunu 12. maddesine göre, mirasçılar vergi borcundan kendi miras hisselerine göre sorumlu tutulacaklardır.

“Ölüm halinde mükelleflerin ödevleri, mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçer. Ancak, mirasçılardan her biri ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olurlar.

 

Miras bırakanın ölümü halinde mirasçılar tarafından yerine getirilmesi gereken vergisel yükümlülükler nelerdir?

  • Miras bırakanın ölümünden bir önceki yılı kapsayan gelir vergisi ve murisin yılın başından ölüm tarihine kadar bir hesap dönemini kapsayan gelir vergisi beyan edilmeli ve ödenmelidir.
  • Miras bırakana ait aylık vergiler “KDV gibi” beyan edilmeli ve ödenmelidir.

 

Miras bırakanın vergi borçlarından sorumlu olan mirasçılar, mirası reddetmeyen mirasçılardır. Miras bırakanın mirasını reddeden mirasçılar, miras bırakanın vergi borcundan sorumlu tutulamazlar.

Miras bırakanın vergi borcunun bulunması halinde miras bırakanın atanmış ve yasal mirasçılarının söz konusu vergi borcundan sorumlu olması halinde,

  • İcra dairesi tarafından vergi borcu nedeniyle düzenlenen ödeme emri, her mirasçıya hem miras hisseleriyle orantılı olarak hem de ayrı ayrı düzenlenmek ve tebliğ edilmek zorundadır.
  • İcra dairesi tarafından düzenlenen ödeme emri miras bırakan adına düzenlenerek murisin mirasçılarına tebliğ edilemez, söz konusu ödeme emri geçersiz olacaktır.

 

Mirasçıların miras bırakanın vergi borçlarından sorumluluğuna ilişkin diğer yükümlülükleri ise,

  • Mirasçılar miras bırakanın ölümü tarihinden itibaren vergi dairesine 4 ay içerisinde veraset ve intikal vergisi beyannamesi vermelidir.
  • Bununla birlikte miras bırakanın vermesi gerekip de vermediği ölümden önceki yıllık beyannameyi mirasçılar miras bırakanın ölümü tarihinden itibaren 4 ay içerisinde vergi dairesine miras bırakan adına yıllık gelir vergisi beyannamesi olarak vermelidir.
  • Miras bırakanın yılın başından ölüm tarihine kadar bir hesap dönemini kapsayan gelir vergisi için gelir vergisi beyannamesi verilmelidir.

Mirasçıların Vergi Borcu Sorumluluğu

T.C. 
D A N I Ş T A Y 
DÖRDÜNCÜ DAİRE 
Esas No : 2016/17749 
Karar No : 2021/2526 

YARGILAMA SÜRECİ : 
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, muris …’un 2009 yılında elde ettiği geliri beyan dışı bıraktığından bahisle sevk edildiği takdir komisyonu kararına istinaden re’sen tarh edilen 2009 yılı gelir vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; murisin vergi borcunun varislere miras payları oranında ayrı ayrı hesaplanıp tebliğ edilmesi gerekirken muris adına hesaplanıp tebliğ edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. 

KARŞI OY YAZISI : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 12. maddesinde, ölüm halinde mükelleflerin ödevlerinin, mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçeceği; ancak, mirasçılardan her birinin murisin vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olacakları kuralı getirilmiştir. Yasa koyucu bu kuralda, mirasçılar adına ayrı ayrı işlem tesisini zorunlu kılmamış, yalnızca mirasçıların miras hisseleri oranında sorumlu olacağını öngörmüştür. Murisin tüm vergi borcu için mirasçı adına düzenlenmiş bir işleme karşı dava açılmış olması, işlemin mirasçının sorumluluk oranına göre incelenmesine ve buna göre bir karar verilmesine engel teşkil etmez.

Her ne kadar dava konusu vergi tarhiyatı murisin bütün vergi borcu üzerinden ve miras hisseleri oranında bölünmeden gerçekleştirilmişse de, davacıların miras hisselerinin, mirasçılık belgesinden tespitinin mümkün olması, dava konusu borcun bölünebilir borç niteliğine haiz olması sebebiyle davada, mirasçılar yönünden 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu kapsamında “ihtiyari dava arkadaşlığı” nın bulunmasından dolayı davacıların miras hissesi oranında değerlendirme yapılarak işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ve Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz. 

Mirasçıların Vergi Borcu Sorumluluğu

Stajyer Derya MERİÇ

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere asalhukukdanismanlik@gmail.com adresine gönderebilirler.

Kategoriler
EN SON EKLENENLER

Deport Kararı Nedir

Deport Kararı Nedir

Deport kararı Türkiye’de bulunan yabancıların sınır dışı edilmeleri ve haklarında Türkiye’ye giriş yasağı konulması anlamına gelir.

Giriş yasağı nasıl kaldırılır?

Giriş yasağı Türk konsolosluklarından veya içişleri bakanlığına yapılacak başvuruyla sorgulanabilir ve buna göre yasağın kaldırılması başvurusu yapılabilir. Ayrıca Türkiye’den sınır dışı edilen yabancıların Türkiye’ye girişi, Genel Müdürlük veya valilikler tarafından yasaklanır. Bu yasaklama süresi en fazla beş yıldır.

Sınır dışı edilirsem ne olur?

Sınır dışı etme kararı alınanlara, sınır dışı etme kararında belirtilmek kaydıyla, Türkiye’yi terk edebilmeleri için on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre tanınır. Türkiye’den çıkış için süre tanınan kişilere, hiçbir harca tabi olmayan “Çıkış İzin Belgesi” verilir.

Deport cezası yabancının ülkede kaçak kaldığı gün baz alınarak hesaplanır. Bu kişiden kişiye değişkenlik gösterebileceği gibi yabancının Ülkede kaçak kalma süresi en önemli kriterdir.

DEPORT İŞLEMLERİ, TAHDİT KODLARI VE DEPORTLARIN KALDIRILMASI

Ç-116 Ç-117 Ç-118 Deport Kodları

Ç-101,Ç-102,Ç-103,Ç-104,Ç-105,Ç-113,Ç-114,Ç-115,Ç-116,Ç-117,Ç-118,Ç-141,Ç-150,Ç-151,Ç-152,Ç-166,Ç-167,G89,G87 Tahdit Kodları ve Süreleri Giriş Yasakları

DEPORT ( SINIR DIŞI KARARI ) NEDİR

Türkiye’ yaşayan yabancıların kanunda belirlenen yasaklara uymaması yada yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle yetkili makamlar tarafından SINIR DIŞI kararı verilmesine ‘’ deport ‘’ denmektedir. Sınır dışı ( deport ) kararını, Göç İdaresi Müdürlüğü yada yabancının yaşadığı ilin valilik makamı vermektedir.

Türkiye’ de bulunan yabancıların 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu gereğince, aşağıda belirtilen eylemlerde bulunduğu tespit edilirse, bu kanun uyarınca haklarında ‘’ deport’’ kararı verilir. Deport edilen yabancılara, bazı durumlarda ‘’ kod ‘’ konmaktadır.

Ç-101,Ç-102,Ç-103,Ç-104,Ç-105,Ç-113,Ç-114,Ç-115,Ç-116,Ç-117,Ç-118,Ç-141,Ç-150,Ç-151,Ç-152,Ç-166,Ç-167,G89,G87 Tahdit Kodları ve Süreleri Giriş Yasakları

Aşağıda, SINIRDIŞI KARARI ile ilgili detaylı bilgiler verilmiş olup, yabancılar hukuku uzmanı tecrübeli bir avukatla gerekli itirazların yapılması halinde deport kararının kaldırılması mümkün olabilmektedir.

DEPORT(SINIRDIŞI) KARARININ VERİLMESİ

[njwa_button id=”7336″]

Bu kararı vermeye yetkili makam valiliklerdir. Yetki şartı olarak kararın valilik tarafından verilmesi diyebiliriz. Validen başka bir makam sınır dışı etme kararını verirse yetki bakımından sakat bir idari işlem söz konusu olur.

Şekil şartı olarak yazılılık ve tebliğ edilmesidir. Yazılı olmayan sınır dışı kararı şekil yönünden sakattır. Karar verilince gerekçeleriyle birlikte yabancının kendisine veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir (YUKK m. 53/2).

Gerekçenin gösterilmemesi veya YUKK’da düzenlenen sınır dışı etme sebeplerine dayanmaması ise sebep yönünden sakat bir idari işlem ortaya çıkarır. Bu maddedeki (YUKK m. 54 Sınır Dışı Etme Kararı Alınacaklar) nedenlere dayanmayan veya hukuka uygun olmayacak şekilde neden gösterilirse mahkemeye itiraz edilerek mahkemenin bunu incelemesi sağlanır.

YUKK m. 55’te ise sınır dışı etme kararı alınmayacaklar sayılmış olup

a) Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar

b) Ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler

c) Hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar

ç) Mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti mağdurları

d) Tedavileri tamamlanıncaya kadar, psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurlar şeklinde düzenlenmiştir.

HANGİ HALLERDE DEPORT KARARI VERİLEMEZ

a) Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar
b) Ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler,
c) Hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar,
ç) Mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti mağdurları
d) Tedavileri tamamlanıncaya kadar, psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları hakkında deport kararı verilemez.

DEPORT KARARININ SONUÇLARI

6458 Sayılı Kanunun 52. maddesine göre; Yabancı hakkında ‘’ deport ‘’ kararı verilmesi halinde’’ Yabancılar, sınır dışı etme kararıyla, menşe ülkesine veya transit gideceği ülkeye ya da üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilebilir.
Yabacılar hakkında idari gözetim süresi 48 saattir. Yani yabancının yukarıda belirtilen eylemlere karıştığı tespit edilip yakalanması halinde, yakalanmalarından itibaren en geç 48 saat içinde deport kararı verilecektir.

Deport işleminden sonra yabancının çıkış işlemleri yapılacaktır. Yabancıların kendiliğinden ülkeden çıkmak istemesi halinde, ‘bazı yabancılar hakkında ’ terke davet prosedürü ‘’ işletilmektedir. Bu durumda, ilgili yabancıya ‘’ deport ‘’ kararında belirtilmek şartı ile 15 ila 30 gün aralığında bir süre verilerek yabancıdan ülkeyi terke etmesi istenir.

Bu yabancılara, çıkış izin belgesi verilir. Ancak, kaçma ve kaybolma riski bulunanlara, yasal giriş veya yasal çıkış kurallarını ihlal edenlere, sahte belge kullananlara, asılsız belgelerle ikamet izni almaya çalışanlara veya aldığı tespit edilenlere, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlara bu süre tanınmaz.

Kolluk kuvvetlerince yakalanan yabancı şahıslar, öncelikle İl Göç İdaresi Şubesi ‘ ne götürülür. Burada yabancının evrak işleri tamamlandıktan sonra yabancı Geri Gönderme Merkezi’ne gönderilir. Geri gönderme merkezlerine transfer edilen yabancılar işlemleri tamamlandıktan sonra vatandaşı olduğu ülkeye, transit gideceği ülkeye yahut üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilebilir.

Kendiliğinden teslim olan yabancılar hakkında, zorla gönderme kararı alınmayacağı gibi, geri gönderme merkezlerine de gönderilmeyecektir. Terke davet prosedürü, işletilen yabancılar, idarenin takdir yetkisi gereğince belirlenir. Yabancının suça karışıp karışmadığı, geçmişi ve illegal faaliyetleri gibi etkenler bu konuda belirleyici olmaktadır.

Sınır dışı etme kararının en öneli sonucu ise, yabancı hakkında 5 ay ile 5 yıl aralığında ülkeye giriş yasağı konmasıdır. Hangi sürede ceza verileceği, yabancının deport edilmesi sebebine göre, idarenin takdir yetkisi kapsamında karar verilmektedir.

Deport Kararı Nedir

TAHDİT, SUÇ KODU, TAHDİT SUÇ KODU TANIMI

Ç-101,Ç-102,Ç-103,Ç-104,Ç-105,Ç-113,Ç-114,Ç-115,Ç-116,Ç-117,Ç-118,Ç-141,Ç-150,Ç-151,Ç-152,Ç-166,Ç-167,G89,G87 Tahdit Kodları ve Süreleri Giriş Yasakları

Ç-101; Vize/İkamet/Çalışma İzni İhlali (3 Ay Süreyle Giriş Yasağı),
Ç-102; Vize/İkamet/Çalışma İzni İhlali (6 Ay Süreyle Giriş Yasağı),
Ç-103; Vize/İkamet/Çalışma İzni İhlali (1 Yıl Süreyle Giriş Yasağı),
Ç-104; Vize/İkamet/Çalışma İzni İhlali (2 Yıl Süreyle Giriş Yasağı),
Ç-105; Vize/İkamet/Çalışma İzni İhlali (5 Yıl Süreyle Giriş Yasağı),
Ç-113; Yasadışı Giriş-Çıkış Yapan veya Teşebbüs Eden Yabancılar (2 Yıl Süreyle Giriş Yasağı),
Ç-114; Hakkında Adli İşlem Yapılan Yabancılar (2 Yıl Süreyle Giriş Yasağı),,
Ç-115; Cezaevinden Tahliye Olan Yabancılar (2 Yıl Süreyle Giriş Yasağı),
Ç-116; Geçimini Meşru Olmayan Yollardan Sağlayan Yabancılar (5 Yıl Süreyle Giriş Yasağı),
Ç-117; Çalışma İzni Olmadan Çalıştığı Tespit Edilen Yabancılar (1 Yıl Süreyle Giriş Yasağı),
Ç-118; Kamu Sağlığını Tehdit Eden Yabancılar (5 Yıl Süreyle Giriş Yasağı),
Ç-141; Uluslararası Güvenlik Açısından Sakıncalı Görülen (5 Yıl Süreyle Giriş Yasağı),
Ç-149; Kamu Güvenliği Açısından Sakıncalı Görülen (5 Yıl Süreyle Giriş Yasağı),
Ç-150; Sahte Belge ile Giriş-Çıkış Yapmak İsteyen Yabancılar (5 Yıl Süreyle Giriş Yasağı),
Ç-151; Göçmen Kaçakçısı/İnsan Taciri (5 Yıl Süreyle Giriş Yasağı),
Ç-152; Ülkeye Girişi İhtiyaten Engellenen Yabancılar (1 Yıl Süreyle Giriş Yasağı),
Ç-166; Girişini Haklı Nedene Dayandırmayan/Maddi İmkânı Bulunmayan (1 Yıl Süreyle Giriş Yasağı),
Ç-167; 3 Ay (Dahil) ile 6 Ay Arasında Vize, Vize Muafiyeti, Çalışma İzni ve İkamet İzni İhlalinde Bulunanlara 1 Ay Süreyle Ülkeye Girişlerini Engelleyen

N 26 Yasadışı Örgüt Faaliyetleri,
N 34 Sahtecilik,
N 42 Uyuşturucu Madde Suçu,
N 43 Kaçakçılık Suçları,
N 48 Fuhuşa Aracılık Etme ve Yer Temini,
N 58 Öldürme Suçları,
N 64 Tehdit,
N 65 Hırsızlık,
N 66 Gasp ve Yağma,
N 67 Dolandırıcılık,
N 78 Bulaşıcı Hastalık Taşıma,
N 82 Milli Güvenliğimiz Aleyhine Faaliyet,
N 87 Genel Güvenlik,
N 99 Diğer,
N 98 İnsan Ticareti Mağduru Olarak Tespit Edilen Yabancı,

N 95 Giriş Yasağı İhlalinin İdari Para Cezası,
N 96 Tanınan Sürede Ülkemizden Çıkış Yapmamanın İdari Para Cezası,
N 97 Adres Beyanına İlişkin İdari Para Cezası,
N 119 6735 Sayılı Kanuna Göre İzinsiz Çalışmanın İdari Para Cezası,
N 120 Vize/Vize Muafıyeti/Çalışma İzni/İkamet İzni İhali Sebebiyle İdari Para Cezası,
N 135Yasadışı Giriş-Çıkış Yapmanın Veya Teşebbüs Etmenin İdari Para Cezası
N 136 Sınır Dışı Seyahat Masrafı,

N 169 Bakanlıkça Belirlenen İdari Yükümlülüklere Uymamaya İlişkin İdari Para Cezası,
N 170 Kabahatler Kanunu ve Diğer İlgili Kanunların İhlalinden Kaynaklanan İdari Para Cezası,
N 171 Belirlenen Yükümlülükleri Yerine Getirmemeden Kaynaklanan İdari Para Cezası,
N 172 Gönüllü Geri Dönüşe İlişkin Seyahat Masrafı,
N-97 (Adres Beyanına İlişkin İdari Para Cezası)

Deport Kararı Nedir

 

 

Ç-116 Ç-117 Ç-118 Deport Kodları

Deport yasağı (sınır dışı yasağı) süreli giriş yasağı ve süresiz giriş yasağı olarak ele alınmaktadır.

Türkiye’ye giriş yasağı Türkiye’de sınır dışı yasağı; yabancılar ile ilgili güncel kanun ve yönetmeliğinde belirtilen herhangi bir maddesi yada bir kaçının ihlal edilmesi durumunda, yabancı uyruklu ülke vatandaşı için adli veya idari işlem sonrasında “sınır dışı kararı” yetkili bakanlık tarafından verilerek, yabancının pasaport bilgi kaydına “tahdit kodları” ile ülkeye giriş yasağı uygulanmasına denir.

[njwa_button id=”7336″]

Deport Nedir? Deport Nasıl Kaldırılır?

Deport, Türkiye içinde yaşayan yabancıların yasal düzenlemelere uymaması veya kanuni yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine verilen sınır dışı kararıdır. Deport kararı, Göç İdaresi Müdürlüğü veya yabancının yaşadığı il valiliği tarafından verilebilir.

6458 sayılı Kanun hükümlerine göre sınır dışı etme kararı verilecek olan yabancı İstanbul için Göç İdaresi Kumkapı Koordinasyon Merkezi’ne getirilir.
Evrak işIemleri gerçekleştirildikten sonra yabancı vatandaşların kadın veya erkek olmasına göre değişiklik göstermektedir.

Erkekler Çatalca’da bulunan geri gönderme merkezlerine Kadınlar ise Silivri de tutulur. Uçak bileti alma ve diğer işlemler tamamlanınca yabancıların deport işlemleri gerçekleştirilir.

Yabancı uyruklu kişi deport kararının kaldırılması için hukuki yollara başvurmuş ise bu süreç değişecektir.
Geri gönderme merkezinden dışarı çıkmak ye dava sonuçlanıncaya kadar İstanbul’da kalmak mümkün olacaktır.

DEPORT ( SINIRDIŞI) KARARI NASIL DURDURULUR ?

Sınır dışı kararının niteliği yukarıda da değindiğimiz üzere idari işlemdir. Buradan hareketle İYUK m. 27/3’e göre idari işlemin yürütülmesinin durdurulabilmesi için mutlaka bir talebe ve mahkemenin bu yöndeki kararına ihtiyaç duyulmaktadır.

Ancak bundan farklı olarak YUKK m. 53 özel hüküm niteliğinde olduğundan ötürü, iptal davasına konu işlemler bakımından yürütmenin durdurulması talebinde bulunulmasına ve mahkemenin kararına ihtiyaç olmayıp bu yönde idare mahkemesinde dava açılması yeterlidir. Sınır dışı etme kararının icrasının durdurulabilmesi için avukat desteğinden faydalanılması önem arz etmektedir.

Deport Kararı Nedir

Sınır Dışı Kararı Alınan Kişiler Ne Yapabilir?

Sınır dışı etme kararı, gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya temsilcisine tebliğ edilir. Sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde idare mahkemesine başvurabilir.

Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Bu, davanın açıldığı mahkemeden mühürlü ve onaylı evrak alınarak İl Göç İdaresine teslim edilmesiyle olur.

Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin vermiş olduğu karar kesindir. Karara karşı olağanüstü kanun yolu olan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir.

Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez. Ancak bu kapsamda yabancılara yeterli bilgilendirme yapılmaksızın veya zorla “gönüllü geri dönüş” belgesi imzalatıldığı görülmüştür.

Bu sebeple, sınırdışı edilmek istemeyen yabancıların, yabancılar hukukunda uzman bir avukatla çalışması tavsiye edilir.

Ç-116 Ç-117 Ç-118 Deport Kodları

Sınır Dışı Etme Kararı Kimler Hakkında Alınır?

Kanunun 54 üncü maddesinde yer alan durumlardan birinin veya bir kaçının oluşması durumunda, YUKK’nun 55 inci maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, valiliğin sınır dışı etme kararı alması zorunludur.

Aşağıda sayılanlar YUKK’nun 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan kimseler olup haklarında sınır dışı etme kararı alınır.

a) 5237 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler (m.54/1-a),
b) Terör örgütü veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar (m.54/1-b),
c) Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar (m.54/1-c),
d) Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardan sağlayanlar (m.54/1-ç),
e) Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar (m.54/1-d),
f) Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler (m.54/1-e),
g) İkamet izinleri iptal edilenler (m.54/1-f),

h) İkamet izni bulunup da süresinin sona ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on günden fazla ihlal edenler (m.54/1-g),
ı) Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler (m.54/1-ğ),
i) Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler (m.54/1-h),
j) Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler (m.54/1-ı),
k) Uluslararası koruma başvurusu reddedilenler, uluslararası korumadan hariçte tutulanlar, uluslararası koruma başvurusu kabul edilemez olarak değerlendirilenler, uluslararası koruma başvurusunu geri çekenler, uluslararası koruma başvurusu geri çekilmiş sayılanlar,

uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında verilen son karardan sonra 6458 Sayılı Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma hakkı bulunmayanlar (m.54/1-i),

l) İkamet izni uzatma başvuruları reddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar (m.54/1-j).
m) Uluslararası koruma başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi olup ülke güvenliği için tehlike oluşturduğuna dair ciddi emareler bulunanlar (m.54/2),
n) Uluslararası koruma başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi olup kamu düzeni açısından tehlike oluşturan bir suçtan kesin hüküm giyenler (m.54/2).

Hangi Kişiler Hakkında Sınır Dışı Etme Kararı Alınamaz?

54 üncü madde kapsamında olsalar dahi, aşağıdaki yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınmaz:

a) Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar

b) Ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler (m.55/1-b),
c) Hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar (m.55/1-c),
d) Mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti mağdurları (m.55/1-ç),
e) Tedavileri tamamlanıncaya kadar, psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları (m.55/1-d).
55 inci madde kapsamında olup olmadıklarına ilişkin değerlendirme her yabancı için ayrı ayrı yapılır. Bu yabancıların ülkede kalabilmesi için YUKK’nun 46 ncı maddesi gereği kendilerine insani ikamet izni verilebilecek olup, bu kimselerden belli bir adreste ikamet etmeleri, istenilen şekil ve sürelerde bildirimde bulunmaları da istenebilecektir.

Söz konusu durumların sona ermesi hâlinde bu yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınacaktır.

Deport Kararı Nedir

Sınır Dışı Etme Kararına Karşı İtiraz Mümkün müdür? Hangi Mahkemeye İtiraz edilmelidir?

Sınır dışı etme kararı, gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.

İdare mahkemesine başvuruda nelere dikkat edilmelidir?

Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde idare mahkemesine başvurabilir.

Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir.
Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır.
Mahkemenin vermiş olduğu karar kesindir.

Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.

Bir diğer ifade ile sınır dışı kararına karşı yargı yoluna başvurulması durumunda ayrıca yürütmenin durdurulmasının talep edilmesine gerek yoktur, çünkü başvuru ile işlem re’sen durur.
Bireysel başvuru hakkı Anayasa ile herkese tanındığından, hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı da, idare mahkemesinin kararı üzerine Anayasa Mahkemesine başvurabilir.

Türkiye’yi Terke Davet Nedir?

Sınır dışı etme kararı alınanlara, sınır dışı etme kararında belirtilmek kaydıyla, Türkiye’yi terk edebilmeleri için on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre tanınır.

Türkiye’den çıkış için süre tanınan kişilere, hiçbir harca tabi olmayan “Çıkış İzin Belgesi” verilir.
Türkiye’yi terke davet edilenlerden, süresi içinde ülkeyi terk edenler hakkında giriş yasağı kararı alınmayabilir.
Süresi içinde Türkiye’yi terk etmeyen yabancılar, idari gözetim altına alınır.

İdari Gözetim Kararına İtiraz Nasıl Yapılır?

Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı sulh ceza mahkemesinde idari gözetim kararına itiraz edebilir. Sulh ceza mahkemesi gerekli incelemelerde bulunarak idari gözetiminin devamına ya da serbest kalmasına izin verebilir.
İdari gözetim altına alınan yabancılar hakkındaki işlemler tamamlandıktan sonra belirlenen Geri Gönderme Merkezlerine 48 saat içinde götürülürler. Burada tutulma süreleri değişkenlik gösterir.

Deport Sorgulaması Nasıl Yapılır?

Ülkenin kanun ve yönetmeliklerini ihlal etmesi gibi nedenlerden dolayı sınır dışı olan yabancıların ülkemizdeki pasaport bilgi sistemine deport durumu V, Ç, N gibi harf ve 1-199 a kadar rakamlardan oluşan tahdit kodu eklenmektedir. Bu kodlar yabancının ülkeye giriş yasağı şekli ve süresini belirlemektedir.

Aşağıdaki kişiler Türkiye’yi terke davet edilmez ve kendilerine yukarıda bahsi geçen süre uygulanmaz:

a) Kaçma ve kaybolma riski bulunanlar,
b) Yasal giriş veya yasal çıkış kurallarını ihlal edenler,
c) Sahte belge kullananlar,
d) Asılsız belgelerle ikamet izni almaya çalışanlar veya aldığı tespit edilenler,
e) Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar.

Deport Kararı Nedir

Sınır Dışı Etme Kararının Sonuçları Nelerdir?

Aşağıdaki Yargıtay kararında görüleceği üzere, yabancı şahıs ancak idari para cezası öder, sınır dışı edilir ve şartları gerçekleşmişse ülkeye girişi belirli bir süre yasaklanır.

Sanığın vize süresinin bitmesine rağmen, Türkiye’de kalmaya devam etmek şeklinde gerçekleşen eyleminin karşılığı, 5683 sayılı Kanunun 19. maddesi ve Harçlar Kanununun 89 ve devamı maddeleri uyarınca cezalı ikamet harcı alınarak İçişleri Bakanlığınca sınırdışı edilmek olup, herhangi bir cezai müeyyide öngörülmediğinden beraat kararı verilmesi gerekir.

Sanığın Türkiye’de izinsiz çalışmak eylemi ise; 5683 sayılı Kanunun 24. maddesi kapsamında olup, 4854 sayılı Kanunun 1. maddesi uyarınca 5683 sayılı Kanunun 24. maddesinde yer alan hafif para cezası idari para cezasına dönüştürüldüğünden, sanığın hukuki durumu yeniden değerlendirilerek bir karar verilmelidir.

(T.C. YARGITAY 7. Ceza Dairesi E:2003/15460 K:2005/4197 T:09.05.2005)

Kendi İsteğiyle Çıkış Yapanların Durumu Nedir?

Yasal kalış sürelerini aşmalarının ardından, kendi istekleri ile sınır kapılarından ayrılırken idari para cezalarını ödemeyen yabancılar,

Yasal kalış sürelerinin aşılmasının ardından ülkeyi terke davet edilen yabancılardan, kendilerine tanınan süreler içinde ülkeyi terk etmeten ve/veya idari para cezasını ödemeyen yabancılar,

Yasal olarak tanınan süreyi 3 aydan fazla süre ile aşmış olan yabancılardan, haklarında sınır dışı etme kararı çıkartılanlar. (Para cezasını ödenip ödenmediğine bakılmaz.)

İkamet izinleri reddedildiği ya da iptal edildiği halde, kendilerine tanınan süre içinde ülkeden çıkış yapmayan yabancılar. (Para cezasını ödenip ödenmediğine bakılmaz.)

180 gün içinde 90 gün kuralı gereğince vizenin ya da vize muafiyetinin tüm günlerini kullandığı için, 10 gün içinde ikamet iznine başvurmak şartı ile ülkeye alınan ama ikamet iznine başvurmayan yabancılar. (Para cezasını ödenip ödenmediğine bakılmaz.)

İdari gözetin kararı sonlandırılarak, farklı yükümlülüklere tabi tutulan yabancılar.

Görevli personel refakatinde sınır dışı edilen yabancılar. (Para cezasını ödenip ödenmediğine bakılmaz.)

Deport Kararı Nedir

Ancak 3 ayın aşılması durumunda idari para cezası ödense dahi giriş yasağı yaptırımı uygulanır:

3 ay – 6 Arası süre aşımı durumunda: 1 ay giriş yasağı,
6 Ay – 1 Yıl arası süre aşımı durumunda: 3 ay giriş yasağı,
1 Yıl – 2 Yıl arası süre aşımı durumunda: 1 yıl giriş yasağı,
2 Yıl – 3 Arası süre aşımı durumunda: 2 yıl giriş yasağı,
3 Yıldan fazla süre aşımı durumunda: 5 Yıl giriş yasağı uygulanır.

Yukarıda sayılanlar dışında, yabancı hakkında adli para cezası veya hapis cezası kural olarak verilemez.

Yabancının ülkede yatarı olan bir suçu işlemesi hali bir istisnadır.

Deport Kararı Nedir

Kategoriler
EN SON EKLENENLER MANŞET

Nazım İmar Planı Nedir

Nazım İmar Planı Nedir

Arazinin kullanımı, ayrımı, biçimi, yerleşim alanlarının gelişme yönlerini, büyüklüklerini ilkeleri ile belirten plandır. İmar planın hazırlanmasına yardımcı olmak için hazırlanan bir rapor olarak tanımlanabilir. Nazım imar planında o bölgede gelecekteki nüfus yoğunluğu, ulaşım sistemi, problemlerin çözümü gibi durumlar yer alır. Yanı imar planının temelini oluşturur. Nazım imar planı yapılmadan imar planı yapılamaz.

Arazi sınırları içerisinde yer alacak olan konut, ticaret, park ve benzeri alanlar belirlenir. Bu planların belirli bir ölçekte yapılması gerekir. Bu ölçek, 1/5000 – 1/25000 arasında değişebilir. Nazım imar planlarına yönelik İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilir. Açılan iptal davasında yürütmenin durdurulması kararı istenerek, planın dava sonuna kadar hayata geçirilmesi de engellenebilir.

[njwa_button id=”7336″]

Nazım imar planı belediye meclislerinde görüşülerek kabul edilir. Oluşturulan planlar resmi yazı ile belediye meclisine gönderilir. Belediye meclisi ise bu planları ilgili birimlere gönderir. Bu birimler gerekli olan düzenlemeleri yapar ve belediye meclisine geri gönderir. Düzenlenen plan belediye başkanının onayına sunulur.

Nazım imar planının onaylanması süreci bittikten sonra imar planı hazırlanmasına geçilir. İmar planı, nazım imar planına aykırı olarak hazırlanamaz.

İmar Kanunu’nun 5. maddesine göre imar planı şöyle tanımlanmıştır: “Nazım İmar Planı;  varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır.

Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 4. maddesine göre, Nazım imar planı: Mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini,
kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral
durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan
notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan plandır. 

 

Nazım İmar Planının Yapılması Süreci

  • Planı yapılacak alan belirlenir ve sınırları tespit edilir.
  • Planı yapılacak olan alanın sınırları belirlendikten sonra ilgili resmi kuruluşların görüşleri istenir. Yani arazide yapılacak olan çalışmanın program ve altyapısı belirlenir.
  • Yapılan çalışma ve toplanan kurum görüşleri neticesinde analiz paftaları hazırlanır.
  • Planlama alanındaki analizlerden çıkan sonuç ve sosyo – ekonomik yapı da değerlendirilerek farklı plan alternatifleri üretilir.
  • Alternatif planlardan en uygun olanı seçilerek, teklif planın hazırlanması aşamasına geçilir. Bu aşamada planın çizimi yapılır.
  • Tüm bu aşamaların yer aldığı bir rapor hazırlanır. Hazırlanan raporun meclis tarafından onaylanması gerekir. İmar planı teklifleri belediye meclisi tarafından uygun görülmezse 15 gün içerisinde gerekçe ile birlikte belediye başkanlığına yazı ile bildirilir. Nazım imar planının meclis tarafından onaylanmasıyla birlikte uygulama imar planının hazırlanması aşamasına geçilir.

Nazım İmar Planı Nedir

Belediye sınırları dışında kalan alanlarda nazım imar planı yapma yetkisi, İl İdare Kurulu kararları ve valinin onayı ile yapılabilir.

Onaylanan planlar, kamunun görebileceği şekilde ilan edilir. İlanlar, aynı zamanda mahalli haberleşme araçları ile de duyurulur. Plan ilan edikten sonra 30 gün boyunca askıya alınır. Bu süreçte plana yapılan itirazlar değerlendirilir. 30 gün içerisinde itiraz gerçekleştirilmelidir. Yapılan itirazlara 15 gün içerisinde cevap verilir. İtiraz meclis tarafından kabul edilmemişse uyuşmazlık İdare Mahkemesine taşınabilir. 30 günlük askı süresi içerisinde itiraz yapılmamışsa plan onaylanmış olur.

Nazım imar planlarının iptali için İdare Mahkemesinde dava açılabilir. Açılan davada yürütmenin durdurulması kararı talep edilebilir. İmar planına karşı itiraz edilmemesi halinde; planın ilan edilmesinden sonra 30 günlük askı süresinin sona ermesinden itibaren 60 gün içerisinde dava açılmalıdır. Eğer plana karşı 30 günlük askı süresinde itiraz edilmişse ve itiraz reddedilmişse; ret kararının tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde dava açılmalıdır. Ancak imar planının onaylanarak kesinleşme tarihinden itibaren herhalde 5 yıl içerisinde dava açılabilir.

Nazım İmar Planı Nedir

Stajyer Av. Merve ÇATAR

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere asalhukukdanismanlik@gmail.com adresine gönderebilirler.

Kategoriler
EN SON EKLENENLER

Yetkili Makam Kararı ile Türk Vatandaşlığı Kazanma

Yetkili Makam Kararı ile Türk Vatandaşlığı Kazanma

Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınabilir

Türk Vatandaşlığı nasıl kazanılır? Daha önce belirttiğimiz gibi 400 bin dolar tutarında gayrimenkul satın alarak Türk vatandaşı olmak mümkün. Buna yatırım yoluyla Türkiye Vatandaşlığının alınması ya da sonradan Türkiye Vatandaşlığının Kazanılması diyoruz. Türk Vatandaşlığı 2022’de nasıl alınır ?

Yetkili Makam Kararı ile Türk Vatandaşlığı Kazanma

Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancı, Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir. Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz.

[njwa_button id=”7336″]

Başvuru için gerekli şartlar

Kendi millî kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak
Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmek
Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek
Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak
İyi ahlak sahibi olmak
Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek
Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak
Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak
Bu kazanmaya genel yolla Türk vatandaşlığı kazanma da denir.

Doğum ile Kazanılan Vatandaşlık,
Evlilik Yolu ile Kazanılan Vatandaşlık (3 yıl bir Türk ile evli kalmış olmak),
Sabit Sermaye Yatırımıyla Türk Vatandaşlığına Hak Kazanma,
Gayrimenkul Satın Alarak Türk Vatandaşlığına Hak Kazanma,
Evlat Edinilme Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılması,

Türk vatandaşı tarafından evlat edinilen ergin olmayan yabancı kişi; milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla, Türk vatandaşlığını kazanabilir.

Doğum ile Kazanılan Vatandaşlık

Soy Bağı Esasına Göre Kazanılan Vatandaşlık:

Soy bağı ile kazanılan vatandaşlık, çocuğun doğumu anında soy bağı ile bağlı bulunduğu Türk vatandaşı ana veya babanın vatandaşlığını kazanmasını ifade eder.

Soy bağı ile Türk vatandaşlığının kazanılmasında; ana veya babadan yalnız birinin, doğum anında Türk vatandaşı olması yeterli olup diğerinin yabancı bir devlet vatandaşı olması Türk vatandaşlığının kazanılmasına engel teşkil etmez.

Türk anne ve Türk babadan Türkiye sınırları içinde doğarak Türkiye Cumhuriyeti kütüğüne kaydolmak en kolay yoldur. 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun birinci maddesine göre, ebeveynlerinden birinin Türk olan bir ailede doğan vatandaşların bir kerede vatandaşlık alma hakkı vardır.
Ek olarak, eğer bir anne ve babanın Türk vatandaşlığı başvuruları onaylanırsa bu başvuru hakkı çocuklara da verilir. Ayrıca, Türk vatandaşlığını kaybetmiş olanlar da bu haktan yararlanabilir.

Evlilik Yolu ile Kazanılan Vatandaşlık

Birçok yabancı, bir Türk vatandaşıyla 3 yıl süren evliliğinden sonra Türk vatandaşlığı elde etmektedir. Başvuru sahiplerinde, aile birliği içinde evliliği sürdürmek, evlilik birliğine zarar verebilecek davranışlardan kaçınmak ve ulusal güvenlik veya kamu düzeni için tehdit teşkil etmemek gibi bazı koşullar aranmaktadır.

Türk Vatandaşlığı Kazanma İçin Genel Kurallar

En az 500.000 ABD Doları tutarında sabit sermaye yatırımı getiren yabancılar veya
Satın alma tarihinden itibaren üç yıl içinde satmamak şartıyla, en az 400.000 ABD Doları değerinde taşınmaz mal satın almış olanlar veya
Türk bankalarına, üç yıl süreyle çekilmemesi şartıyla asgari 500.000 ABD doları yatıranlar, Türk vatandaşlığı kazanabileceklerdir. Bunun yanında, en az 50 kişilik işçi kapasitesi olan işletmeye sahip olan yabancı da Türk vatandaşlığı kazanmaya hak kazanacaktır.

Sabit Sermaye Yatırımıyla Türk Vatandaşlığına Hak Kazanma

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 500.000 ABD Doları tutarında sabit sermaye yatırımı yaptığı belirlenen yabancılara, Cumhurbaşkanı kararı ile Türk vatandaşlığı verilebilecektir. İlgili yasal düzenlemeler uyarınca, 500.000 ABD Doları tutarında sabit sermaye yatırımına dayalı vatandaşlık talep eden yabancıların vatandaşlık başvurular, gerekli belgelerle birlikte Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na yazılı olarak yapılacaktır (yatırım bilgi formu, ticaret ortaklık yapısını gösteren sicil gazetesi, özel amaçlı rapor, yabancı yatırımın doğrudan şirket sermayesine aktarıldığının kanıtı vb.). İlerleyen yıllarda yapılacak başvurular için sabit sermaye gideri hesaplanırken, son 3 yılda yapılan harcamalar dikkate alınacaktır. Hâlihazırda mevcut olan bir yatırıma ek, sabit sermaye yatırımı yapılması durumunda, ek yatırımın başlangıcından itibaren sabit sermaye yatırımı miktarındaki artış dikkate alınacaktır.

İSTİSNAİ OLARAK VATANDAŞLIK

Türkiye’ye bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler.
4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi uyarınca ikamet izni alanlar
Turkuaz Kart sahibi yabancılar ve bunların yabancı eşi, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocuğu bu haktan faydalanabilir.

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ VATANDAŞLARININ TÜRK VATANDAŞLIĞI KAZANMASI

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunan KKTC vatandaşları, bu isteklerini yazılı olarak beyan ettikleri takdirde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını kazanırlar.
KKTC vatandaşlığını sonradan kazanmış olanlar hakkında yetkili makam kararı ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının kazanılması için istenen şartlar aranır.

Türk Vatandaşlığı Kanunu

5901 Sayılı Kanun

1.Bölüm – Amaç, Kapsam, Tanımlar ve Vatandaşlık Hizmetlerinin Yürütülmesi

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı; Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına dair iş
ve işlemlerin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Kanun, Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına ilişkin esasların
düzenlenmesine ve vatandaşlık hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usulleri kapsar.

Tanımlar

MADDE 3 – (1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Bakanlık: İçişleri Bakanlığını,
b) Çok vatandaşlık: Türk vatandaşının aynı anda birden çok vatandaşlığa sahip olmasını,
c) Genel Müdürlük: Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünü,
ç) Türk vatandaşı: Türkiye Cumhuriyeti Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan kişiyi,
d) Yabancı: Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişiyi,
ifade eder.

Vatandaşlık hizmetlerinin yürütülmesi

MADDE 4 – (1) Türk vatandaşlığının kazanılmasına ve kaybına ilişkin hizmetler yurt
içinde Bakanlık, yurt dışında ise dış temsilcilikler tarafından yürütülür.

2.Bölüm – Türk Vatandaşlığının Kazanılması

Türk vatandaşlığının kazanılması halleri

MADDE 5 – (1) Türk vatandaşlığı, doğumla veya sonradan kazanılır.
Doğumla kazanılan vatandaşlık
MADDE 6 – (1) Doğumla kazanılan Türk vatandaşlığı, soy bağı veya doğum yeri esasına göre kendiliğinden kazanılır. Doğumla kazanılan vatandaşlık doğum anından itibaren hüküm ifade eder.

Soy bağı

MADDE 7 – (1) Türkiye içinde veya dışında Türk vatandaşı ana veya babadan evlilik birliği içinde doğan çocuk Türk vatandaşıdır.
(2) Türk vatandaşı ana ve yabancı babadan evlilik birliği dışında doğan çocuk Türk vatandaşıdır.
(3) Türk vatandaşı baba ve yabancı anadan evlilik birliği dışında doğan çocuk ise soy bağı kurulmasını sağlayan usul ve esasların yerine getirilmesi halinde Türk vatandaşlığını kazanır.

Doğum yeri

MADDE 8 – (1) Türkiye’de doğan ve yabancı ana ve babasından dolayı doğumla herhangi bir ülkenin vatandaşlığını kazanamayan çocuk, doğumdan itibaren Türk vatandaşıdır.
(2) Türkiye’de bulunmuş çocuk aksi sabit olmadıkça Türkiye’de doğmuş sayılır.

Sonradan kazanılan vatandaşlık

MADDE 9 – (1) Sonradan kazanılan Türk vatandaşlığı, yetkili makam kararı veya evlat edinilme ya da seçme hakkının kullanılması ile gerçekleşir.
Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması
MADDE 10 – (1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancı, bu Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir. Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz.
(2) (Ek: 19/10/2017-7039/28 md.) Bu Kanun uyarınca sonradan Türk vatandaşlığının kazanılmasında uygulanacak temel ilke ve esaslar ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri alınmak suretiyle Bakanlıkça belirlenir.

Başvuru için aranan şartlar

MADDE 11 – (1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda;
a) Kendi millî kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak,
b) Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmek,
c) Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek,
ç) Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak,
d) İyi ahlak sahibi olmak,
e) Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek,
f) Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak,
g) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak,
şartları aranır.
(2) (Mülga: 19/10/2017-7039/34 md.)

Yetkili Makam Kararı ile Türk Vatandaşlığı Kazanma

Türk vatandaşlığının kazanılmasında istisnai haller

MADDE 12 – (1) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla Bakanlığın teklifi, Bakanlar Kurulunun kararı ile aşağıda belirtilen yabancılar Türk vatandaşlığı kazanabilirler.
a) Türkiye’ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler.
b) (Ek: 28/7/2016–6735/27 md.) 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi uyarınca ikamet izni alanlar ile Turkuaz Kart sahibi yabancılar ve bunların yabancı eşi, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocuğu.
c) Vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler.
d) Göçmen olarak kabul edilen kişiler.
(2) (Ek: 19/10/2017-7039/29 md.) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek hali bulunanların talepleri Bakanlıkça reddedilir.

Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınabilir

Türk vatandaşlığı ikamet şartı aranmaksızın yeniden kazanılması

MADDE 13 – (1) Millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla aşağıda belirtilen kişiler Türkiye’de ikamet etme süresine bakılmaksızın, Türk vatandaşlığını Bakanlık kararıyla yeniden kazanabilirler.
a) Çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler.
b) Ana veya babalarına bağlı olarak Türk vatandaşlığını kaybedenlerden 21 inci maddede öngörülen süre içerisinde seçme hakkını kullanmayanlar.

Türk vatandaşlığı ikamet şartına bağlı olarak yeniden kazanılması

MADDE 14 – (1) 29 uncu madde uyarınca Türk vatandaşlığı kaybettirilenler Bakanlar Kurulu kararıyla, 34 üncü madde uyarınca Türk vatandaşlığını kaybedenler Bakanlık kararıyla, millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunmaması ve Türkiye’de üç yıl ikamet etmek şartıyla Türk vatandaşlığını yeniden kazanabilirler.
İkamet ve sürelerin hesaplanması (2)
MADDE 15 – (1) Bir yabancı için ikamet, Türk kanunlarına uygun olarak Türkiye’de oturmaktır. Türk vatandaşlığını kazanma talebinde bulunan bir yabancı başvuru için aranan ikamet süresi içinde toplam oniki ayı geçmemek üzere Türkiye dışında bulunabilir. Türkiye dışında geçirilen süreler bu Kanunda öngörülen ikamet süreleri içinde değerlendirilir.

Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması

MADDE 16 – (1) Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde;
a) Aile birliği içinde yaşama,
b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama,
c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama,
şartları aranır.
(2) Başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi halinde birinci fıkranın (a) bendindeki şart aranmaz.
(3) Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde evlenmede iyiniyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler.

Yetkili Makam Kararı ile Türk Vatandaşlığı Kazanma

Türk vatandaşlığının evlat edinilme ile kazanılması

MADDE 17 – (1) Bir Türk vatandaşı tarafından evlat edinilen ergin olmayan kişi, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla, karar tarihinden itibaren Türk vatandaşlığını kazanabilir.
Vatandaşlık başvuru inceleme komisyonu
MADDE 18 – (1) 11 inci ve 16 ncı maddeler uyarınca Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancıların başvuru için gerekli şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti, illerde oluşturulan vatandaşlık başvuru inceleme komisyonu tarafından yapılır. Komisyonun oluşumu ve çalışma esasları yönetmelikle belirlenir.
Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılmasında usul ve esaslar
MADDE 19 – (1) Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılardan başvuru için gerekli şartları taşıyanların adına vatandaşlık dosyası düzenlenir ve karar verilmek üzere Bakanlığa gönderilir. Bakanlıkça yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda durumu uygun bulunanlar Bakanlık kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilirler, uygun görülmeyenlerin talepleri ise Bakanlıkça reddedilir.
(2) 12 nci madde uyarınca Türk vatandaşlığını kazanma işlemleri Bakanlıkça yürütülür. Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılmasının geçerliliği ve
sonuçları
MADDE 20 – (1) Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin kararlar, karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder.
(2) Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması eşin vatandaşlığına tesir etmez. Ana veya babanın (…) velayeti kendisinde bulunan çocukları, diğer eşin muvafakat etmesi halinde Türk vatandaşlığını kazanır. Muvafakat verilmemesi halinde ana veya babanın mutad meskeninin bulunduğu ülkedeki hakim kararına göre işlem yapılır. Türk vatandaşlığını birlikte kazanan ana ve babanın çocukları da Türk vatandaşlığını kazanır.
(3) Ana veya babanın Türk vatandaşlığını kazandığı tarihte kendileri ile birlikte işlem görmeyen çocukları, ergin olduktan sonra Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvurdukları takdirde haklarında 11 inci madde hükümleri uygulanır.

Türk vatandaşlığının seçme hakkı ile kazanılması

MADDE 21 – (1) 27 nci madde uyarınca ana veya babalarına bağlı olarak Türk vatandaşlığını kaybeden çocuklar ergin olmalarından itibaren üç yıl içinde seçme hakkını kullanmak suretiyle Türk vatandaşlığını kazanabilirler.

Türk vatandaşlığının seçme hakkı ile kazanılmasının geçerliliği ve sonuçları

MADDE 22 – (1) Seçme hakkı ile Türk vatandaşlığının kazanılması, bu hakkın kullanılmasına dair şartların tespitine ilişkin karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder.
(2) Seçme hakkını kullanarak Türk vatandaşlığını kazanan kişilerin eşleri ve çocukları hakkında 20 nci madde hükümleri uygulanır.

3.Bölüm – Türk Vatandaşlığının Kaybı

Türk vatandaşlığının kaybı halleri
MADDE 23 – (1) Türk vatandaşlığı, yetkili makam kararı veya seçme hakkının kullanılması ile kaybedilir.
Yetkili makam kararı ile kayıp yolları
MADDE 24 – (1) Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kaybı, çıkma veya kaybettirme ya da vatandaşlığa alınmanın iptali ile gerçekleşir.

Türk vatandaşlığından çıkma

MADDE 25 – (1) Türk vatandaşlığından çıkmak için izin isteyen kişilere aşağıdaki şartları taşımaları halinde Bakanlıkça çıkma izni veya çıkma belgesi verilebilir.
a) Ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak.
b) Yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanmış olmak veya kazanacağına ilişkin inandırıcı belirtiler bulunmak.
c) Herhangi bir suç veya askerlik hizmeti nedeniyle aranan kişilerden olmamak.
ç) Hakkında herhangi bir mali ve cezai tahdit bulunmamak.

Yetkili Makam Kararı ile Türk Vatandaşlığı Kazanma

Türk vatandaşlığından çıkma belgeleri

MADDE 26 – (1) Yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanmak üzere Türk vatandaşlığından çıkmak için izin isteyenlerden talepleri uygun görülenlere Bakanlıkça, Türk
vatandaşlığından çıkma izin belgesi; verilen izin sonucunda veya önceden yabancı bir devlet vatandaşlığını kazandığını belgeleyenlere ise Türk vatandaşlığından çıkma belgesi verilir.
(2) Çıkma izin belgesi, karar tarihinden itibaren iki yıl geçerlidir. İzin belgesini alanlar bu süre içerisinde yurt içinde ikamet edilen yer valiliğine, yurt dışında ise dış temsilciliklere yabancı devlet vatandaşlığını kazandıklarına dair bilgi ve belgeleri vermek zorundadır. Süresi içinde yabancı devlet vatandaşlığının kazanılamaması durumunda çıkma izin belgesi geçersiz hale gelir.

Türk vatandaşlığından çıkmanın geçerliliği ve sonuçları

MADDE 27 – (1) Çıkma belgesinin ilgiliye imza karşılığı teslimi ile Türk vatandaşlığı kaybedilir. Türk vatandaşlığını kaybeden kişilerin nüfus aile kütüklerindeki kayıtları kapatılır ve kayıp tarihinden itibaren yabancı muamelesine tabi tutulurlar.
(2) Eşlerden birinin çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybetmesi diğer eşin vatandaşlığına tesir etmez. Türk vatandaşlığını kaybeden ana ya da babanın talebinin bulunması ve diğer eşin de muvafakat etmesi halinde çocukları da kendileri ile birlikte Türk vatandaşlığını kaybederler. Muvafakat verilmemesi halinde hakim kararına göre işlem yapılır. Çıkma izni almak uretiyle Türk vatandaşlığını birlikte kaybeden ana ve babanın çocukları da Türk vatandaşlığını
kaybeder.
(3) Vatandaşlığın kaybı, çocukları vatansız kılacak ise bu madde hükümleri uygulanmaz.

Yetkili Makam Kararı ile Türk Vatandaşlığı Kazanma

Çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişilere tanınan haklar

MADDE 28 – (Değişik: 9/5/2012-6304/14 md.)
(1) Doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler ve üçüncü dereceye kadar olan altsoyları, bu maddede belirtilen istisnalar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam ederler. Millî güvenliğe ve kamu düzenine ilişkin hükümler saklıdır.
(2) Bu madde kapsamında bulunan kişilerin, seçme ve seçilme, muafen araç veya ev eşyası ithal etme hakları ile askerlik hizmetini yapma yükümlülüğü yoktur. Bu kişilerin sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakları saklı olup bu hakların kullanımında ilgili kanunlardaki hükümlere tabidirler.
(3) Bu madde kapsamında bulunan kişiler, bir kadroya dayalı ve kamu hukuku rejimine tabi olarak asli ve sürekli kamu hizmeti görevlerinde bulunamazlar. Ancak kamu kurum ve kuruluşlarında işçi, geçici veya sözleşmeli personel olarak çalıştırılabilirler.
(4) Bakanlar Kurulu gerekli görmesi halinde üçüncü dereceden itibaren hangi dereceye kadar olan altsoyların bu maddede tanınan haklardan faydalanabileceğini belirleyebilir.
(5) Bu madde hükümlerinden yararlanacak olan altsoyun, üstsoyu ile soy bağını belgelendirmesi şarttır.
(6) Bu madde kapsamında bulunan kişilere, talepleri halinde bu maddede belirtilen haklardan faydalanabileceklerini gösteren Mavi Kart düzenlenir. Bu Kart, 21/2/1963 tarihli ve 210 sayılı Değerli Kağıtlar Kanunu kapsamındadır.
(7) Bu maddenin sağladığı hakların kullanılmasında Mavi Kartın ibrazı yeterlidir. Kartın ibraz edilememesi durumunda Kimlik Paylaşımı Sistemi aracılığıyla Mavi Kartlılar Kütüğünden alınacak kayıt örneği ve uyruğunda bulunulan devlet makamlarınca verilmiş kimlik bilgilerini gösteren belge ile işlem yapılır. Bu kişilerin kimlik bilgilerinde değişiklik olması durumunda uyruğunda bulunduğu devlet makamından alınmış eski ve yeni kimlik bilgilerini gösteren belgenin usulüne göre tasdik edilmiş Türkçe tercümesi ile birlikte ibrazı zorunludur.
(8) Bu madde kapsamında bulunan kişilere Bakanlığın tespit edeceği esaslar çerçevesinde kimlik numarası verilir. Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası aranan yerlerde bu kimlik numarası kullanılır.
(9) Mavi Kartın düzenlenmesi ve dağıtılması ile Mavi Kartlılar Kütüğünün elektronik ortamda tutulmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.
(10) Kamu kurum ve kuruluşları, bu madde hükümlerinin uygulanması amacıyla her türlü tedbiri alır ve gerekli düzenlemeleri yapar.

Yetkili Makam Kararı ile Türk Vatandaşlığı Kazanma

Türk vatandaşlığını kaybettirme

MADDE 29 – (1) Aşağıda belirtilen eylemlerde bulundukları resmi makamlarca tespit edilen kişilerin Türk vatandaşlığı Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile kaybettirilebilir.
a) Yabancı bir devletin, Türkiye’nin menfaatlerine uymayan herhangi bir hizmetinde bulunup da bu görevi bırakmaları kendilerine yurt dışında dış temsilcilikler, yurt içinde ise mülki idare amirleri tarafından bildirilmesine rağmen, üç aydan az olmamak üzere verilecek uygun bir süre içerisinde kendi istekleri ile bu görevi bırakmayanlar.
b) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin her türlü hizmetinde Bakanlar Kurulunun izni olmaksızın kendi istekleriyle çalışmaya devam edenler.
c) İzin almaksızın yabancı bir devlet hizmetinde gönüllü olarak askerlik yapanlar.
(2) (Ek: 2/1/2017 – KHK-680/75 md.) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 302 nci, 309 uncu, 310 uncu, 311 inci, 312 nci, 313 üncü, 314 üncü ve 315 inci maddelerinde yazılı suçlar nedeniyle hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen ve yabancı ülkede bulunması nedeniyle kendisine ulaşılamayan vatandaşlar, bu durumun soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı veya kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde vatandaşlıklarının kaybettirilmesi amacıyla Bakanlığa bildirilir. Bakanlıkça Resmî Gazetede yapılan yurda dön ilanına rağmen üç ay içinde yurda dönmemeleri halinde, bu kişilerin Türk vatandaşlıkları Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla kaybettirilebilir.

Türk vatandaşlığının kaybettirilmesinin geçerliliği ve sonuçları

MADDE 30 – (1) Türk vatandaşlığının kaybettirilmesi Bakanlar Kurulu kararının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren hüküm ifade eder.
(2) Kaybettirme kararları şahsidir, ilgilinin eş ve çocuklarına tesir etmez.

Türk vatandaşlığının iptali

MADDE 31 – (1) Türk vatandaşlığını kazanma kararı; ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda vuku bulmuş ise kararı veren makam tarafından iptal edilir.

Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınabilir

İptal kararının geçerliliği ve sonuçları

MADDE 32 – (1) İptal kararı, karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder. İptal kararı ilgili kişiye bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklar hakkında da uygulanır.

Malların tasfiyesi

MADDE 33 – (1) Vatandaşlığı iptal edilenler hakkında 15/7/1950 tarihli ve 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bunlardan mallarının tasfiyesi gerekli görülen hallerde bu husus iptal kararında belirtilir. Bu kişiler en geç bir yıl içinde Türkiye’deki mallarını tasfiye etmek zorundadır. Aksi halde, malları Hazinece satılarak bedelleri nam ve hesaplarına kamu haznedarlığı sistemine dahil bir kamu bankasına yatırılır.
(2) Bu kişiler iptal kararı aleyhine yargı yoluna başvurdukları takdirde malların tasfiyesi dava sonuna bırakılır.

Türk vatandaşlığının seçme hakkı ile kaybı

MADDE 34 – (1) Aşağıda durumları belirtilenler, ergin olmalarından itibaren üç yıl içinde Türk vatandaşlığından ayrılabilirler.
a) Ana ya da babadan dolayı soy bağı nedeniyle doğumla Türk vatandaşı olanlardan yabancı ana veya babanın vatandaşlığını doğumla veya sonradan kazananlar.
b) Ana ya da babadan dolayı soy bağı nedeniyle Türk vatandaşı olanlardan doğum yeri esasına göre yabancı bir devlet vatandaşlığını kazananlar.
c) Evlat edinilme yoluyla Türk vatandaşlığını kazananlar.
ç) Doğum yeri esasına göre Türk vatandaşı oldukları halde, sonradan yabancı ana veya babasının vatandaşlığını kazananlar.
d) Herhangi bir şekilde Türk vatandaşlığını kazanmış ana veya babaya bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazananlar.
(2) Yukarıdaki hükümler gereğince vatandaşlığın kaybı ilgiliyi vatansız kılacak ise seçme hakkı kullanılamaz.

Seçme hakkı ile Türk vatandaşlığı kaybetmenin geçerliliği ve sonuçları

MADDE 35 – (1) Seçme hakkı ile Türk vatandaşlığının kaybı, bu hakkın kullanılmasına dair şartların varlığının tespitine ilişkin karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder.
(2) Seçme hakkını kullanarak Türk vatandaşlığından ayrılan kişilerin eşleri ve çocukları hakkında 27 nci madde hükümleri uygulanır.

Yetkili Makam Kararı ile Türk Vatandaşlığı Kazanma

4.Bölüm – Ortak Hükümler

Türk vatandaşlığının ispatı

MADDE 36 – (1) Türk vatandaşlığının ispatı herhangi bir şekle tabi değildir.
(2) Aşağıdaki resmi kayıt ve belgeler, aksi sabit oluncaya kadar ilgilinin Türk vatandaşı olduğuna karine teşkil eder.
a) Nüfus kayıtları.
b) Nüfus cüzdanları.
c) Pasaport veya pasaport yerine geçen belgeler.
(3) Bir kişinin Türk vatandaşı olup olmadığı konusunda herhangi bir tereddüde düşüldüğü takdirde bu husus Bakanlıktan sorulur.

Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınabilir

Vatandaşlık işlemlerinde müracaat makamı ve usul

MADDE 37 – (1) Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına ilişkin başvurular yurt içinde ikamet edilen yer valiliğine, yurt dışında ise dış temsilciliklere bizzat veya bu hakkın kullanılmasına ilişkin vekâletname ile yapılır.

Bilgi ve belge istenmesi

MADDE 38 – (1) Vatandaşlık işlemlerine ilişkin inceleme ve araştırmalarla ilgili bilgi ve belgeler, kamu kurum ve kuruluşlarınca herhangi bir gecikmeye mahal bırakılmaksızın verilir.

Maddi hataların düzeltilmesi ve tamamlama (1)

MADDE 39 – (Değişik: 19/10/2017-7039/31 md.)
(1) Bu Kanuna göre alınan kararlarda maddi bir hata veya eksikliğin bulunduğunun sonradan anlaşılması halinde, dayanağına uygun şekilde Genel Müdürlükçe düzeltme veya tamamlama kararı alınır.

Vatandaşlık kararlarının geri alınması

MADDE 40 – (1) Türk vatandaşlığının kazanılması veya kaybına ilişkin kararlar, hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde geri alınır.
Tebligat
MADDE 41 – (1) Türk vatandaşlığının kazanılmasına ve kaybına ilişkin kararlar ilgiliye ve başvuru makamlarına tebliğ olunur. 29 uncu madde uyarınca verilen kaybettirme kararları Resmi Gazete’de yayımlanır ve yayımlandığı tarihte tebliğ edilmiş sayılır.

5.Bölüm – Çeşitli Hükümler

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşları

MADDE 42 – (1) Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşları, Türk vatandaşı olmak istediklerini yazılı olarak beyan ettikleri takdirde Türk vatandaşlığını kazanırlar.

Türk vatandaşlığını kaybedenler veya vatandaşlıktan ıskat edilenler (1)

MADDE 43 – (Değişik: 19/10/2017-7039/32 md.) (1) Mülga 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 25 inci maddesinin (a), (ç), (d) ve (e) bentleri uyarınca Türk vatandaşlığını kaybetmiş olan kişiler, başvurmaları halinde, millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak kaydıyla, Türkiye’de ikamet etme şartı
aranmaksızın Bakanlık kararı ile yeniden Türk vatandaşlığına alınabilirler.
(2) Mülga 28/5/1928 tarihli ve 1312 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununa göre vatandaşlıktan ıskat edilmiş kişiler, başvurmaları hâlinde, millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hâli bulunmamak kaydıyla, Türkiye’de ikamet etme şartı aranmaksızın Bakanlık kararı ile yeniden Türk vatandaşlığına alınabilirler.
(3) Millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek hali bulunanların talepleri Bakanlıkça reddedilir.

Yetkili Makam Kararı ile Türk Vatandaşlığı Kazanma

Çok vatandaşlık

MADDE 44 – (1) Herhangi bir nedenle yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanan kişilerin, bu durumlarına ilişkin belgeleri ibraz etmeleri ve yapılacak inceleme sonucunda kayden aynı kişiler olduklarının tespiti halinde, nüfus aile kütüklerindeki kayıtlarına çok vatandaşlığa sahip olduklarına dair açıklama yapılır.
Vatandaşlık işlemleri hizmet bedeli
MADDE 45 – (1) Türk vatandaşlığının sonradan kazanılmasına ilişkin verilen hizmet bedeli karşılığı, Bakanlık ve Maliye Bakanlığınca birlikte belirlenir. Tahsil edilen hizmet bedeli tutarları bütçeye gelir kaydedilir.
(2) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre geliri olmayanlar ve kendileri ile birlikte işlem gören ergin olmayan çocukları için birinci fıkra uyarınca belirlenen hizmet bedeli alınmaz.
Yönetmelik
MADDE 46 – (1) Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Yürürlükten kaldırılan mevzuat ve atıflar
MADDE 47 – (1) 11/2/1964 tarihli ve 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, 24/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 22 nci maddesinin ikinci fıkrasında geçen “il ve ilçe” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
(2) Diğer mevzuatta 11/2/1964 tarihli ve 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununa yapılmış olan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır.

Saklı nüfus

EK MADDE 1 – (Ek: 19/10/2017-7039/33 md.)
(1) Onsekiz yaşını tamamlayıncaya kadar herhangi bir nedenle aile kütüklerine kaydedilmemiş olan ve yabancı bir devletle vatandaşlık bağı bulunmayan kişiler; ana veya baba, bunların ölmüş olması halinde, varsa kardeşleri ile hısımlığını gösterir tıbbî rapor ibraz etmeleri durumunda Türk vatandaşlığını kazanır.
Türk soylu yabancılar
GEÇİCİ MADDE 1 – (1) 11 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen ikamet süresi, Türk soylu yabancılar için 31/12/2010 tarihine kadar iki yıl olarak uygulanır.
Mevcut yönetmeliğin uygulanması
GEÇİCİ MADDE 2 – (1) 46 ncı maddede öngörülen yönetmelik altı ay içinde hazırlanarak yürürlüğe konulur. Bu yönetmelik yürürlüğe girinceye kadar mevcut yönetmeliklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.
Yürürlük
MADDE 48 – (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 49 – (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınabilir

Mevzuat Linki

Kategoriler
EN SON EKLENENLER

Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınabilir

Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınabilir

Türk Vatandaşlığı nasıl kazanılır? Daha önce belirttiğimiz gibi 400 bin dolar tutarında gayrimenkul satın alarak Türk vatandaşı olmak mümkün. Buna yatırım yoluyla Türkiye Vatandaşlığının alınması ya da sonradan Türkiye Vatandaşlığının Kazanılması diyoruz. Türk Vatandaşlığı 2022’de nasıl alınır ?

Yetkili Makam Kararı ile Türk Vatandaşlığı Kazanma

Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancı, Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir. Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz.

[njwa_button id=”7336″]

Başvuru için gerekli şartlar

Kendi millî kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak
Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmek
Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek
Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak
İyi ahlak sahibi olmak
Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek
Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak
Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak
Bu kazanmaya genel yolla Türk vatandaşlığı kazanma da denir.

Doğum ile Kazanılan Vatandaşlık,
Evlilik Yolu ile Kazanılan Vatandaşlık (3 yıl bir Türk ile evli kalmış olmak),
Sabit Sermaye Yatırımıyla Türk Vatandaşlığına Hak Kazanma,
Gayrimenkul Satın Alarak Türk Vatandaşlığına Hak Kazanma,
Evlat Edinilme Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılması,

Türk vatandaşı tarafından evlat edinilen ergin olmayan yabancı kişi; milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla, Türk vatandaşlığını kazanabilir.

Doğum ile Kazanılan Vatandaşlık

Soy Bağı Esasına Göre Kazanılan Vatandaşlık:

Soy bağı ile kazanılan vatandaşlık, çocuğun doğumu anında soy bağı ile bağlı bulunduğu Türk vatandaşı ana veya babanın vatandaşlığını kazanmasını ifade eder.

Soy bağı ile Türk vatandaşlığının kazanılmasında; ana veya babadan yalnız birinin, doğum anında Türk vatandaşı olması yeterli olup diğerinin yabancı bir devlet vatandaşı olması Türk vatandaşlığının kazanılmasına engel teşkil etmez.

Türk anne ve Türk babadan Türkiye sınırları içinde doğarak Türkiye Cumhuriyeti kütüğüne kaydolmak en kolay yoldur. 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun birinci maddesine göre, ebeveynlerinden birinin Türk olan bir ailede doğan vatandaşların bir kerede vatandaşlık alma hakkı vardır.
Ek olarak, eğer bir anne ve babanın Türk vatandaşlığı başvuruları onaylanırsa bu başvuru hakkı çocuklara da verilir. Ayrıca, Türk vatandaşlığını kaybetmiş olanlar da bu haktan yararlanabilir.

Evlilik Yolu ile Kazanılan Vatandaşlık

Birçok yabancı, bir Türk vatandaşıyla 3 yıl süren evliliğinden sonra Türk vatandaşlığı elde etmektedir. Başvuru sahiplerinde, aile birliği içinde evliliği sürdürmek, evlilik birliğine zarar verebilecek davranışlardan kaçınmak ve ulusal güvenlik veya kamu düzeni için tehdit teşkil etmemek gibi bazı koşullar aranmaktadır.

Türk Vatandaşlığı Kazanma İçin Genel Kurallar

En az 500.000 ABD Doları tutarında sabit sermaye yatırımı getiren yabancılar veya
Satın alma tarihinden itibaren üç yıl içinde satmamak şartıyla, en az 400.000 ABD Doları değerinde taşınmaz mal satın almış olanlar veya
Türk bankalarına, üç yıl süreyle çekilmemesi şartıyla asgari 500.000 ABD doları yatıranlar, Türk vatandaşlığı kazanabileceklerdir. Bunun yanında, en az 50 kişilik işçi kapasitesi olan işletmeye sahip olan yabancı da Türk vatandaşlığı kazanmaya hak kazanacaktır.

Sabit Sermaye Yatırımıyla Türk Vatandaşlığına Hak Kazanma

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 500.000 ABD Doları tutarında sabit sermaye yatırımı yaptığı belirlenen yabancılara, Cumhurbaşkanı kararı ile Türk vatandaşlığı verilebilecektir. İlgili yasal düzenlemeler uyarınca, 500.000 ABD Doları tutarında sabit sermaye yatırımına dayalı vatandaşlık talep eden yabancıların vatandaşlık başvurular, gerekli belgelerle birlikte Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na yazılı olarak yapılacaktır (yatırım bilgi formu, ticaret ortaklık yapısını gösteren sicil gazetesi, özel amaçlı rapor, yabancı yatırımın doğrudan şirket sermayesine aktarıldığının kanıtı vb.). İlerleyen yıllarda yapılacak başvurular için sabit sermaye gideri hesaplanırken, son 3 yılda yapılan harcamalar dikkate alınacaktır. Hâlihazırda mevcut olan bir yatırıma ek, sabit sermaye yatırımı yapılması durumunda, ek yatırımın başlangıcından itibaren sabit sermaye yatırımı miktarındaki artış dikkate alınacaktır.

İSTİSNAİ OLARAK VATANDAŞLIK

Türkiye’ye bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler.
4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi uyarınca ikamet izni alanlar
Turkuaz Kart sahibi yabancılar ve bunların yabancı eşi, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocuğu bu haktan faydalanabilir.

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ VATANDAŞLARININ TÜRK VATANDAŞLIĞI KAZANMASI

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunan KKTC vatandaşları, bu isteklerini yazılı olarak beyan ettikleri takdirde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını kazanırlar.
KKTC vatandaşlığını sonradan kazanmış olanlar hakkında yetkili makam kararı ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının kazanılması için istenen şartlar aranır.

Türk Vatandaşlığı Kanunu

5901 Sayılı Kanun

1.Bölüm – Amaç, Kapsam, Tanımlar ve Vatandaşlık Hizmetlerinin Yürütülmesi

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı; Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına dair iş
ve işlemlerin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Kanun, Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına ilişkin esasların
düzenlenmesine ve vatandaşlık hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usulleri kapsar.

Tanımlar

MADDE 3 – (1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Bakanlık: İçişleri Bakanlığını,
b) Çok vatandaşlık: Türk vatandaşının aynı anda birden çok vatandaşlığa sahip olmasını,
c) Genel Müdürlük: Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünü,
ç) Türk vatandaşı: Türkiye Cumhuriyeti Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan kişiyi,
d) Yabancı: Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişiyi,
ifade eder.

Vatandaşlık hizmetlerinin yürütülmesi

MADDE 4 – (1) Türk vatandaşlığının kazanılmasına ve kaybına ilişkin hizmetler yurt
içinde Bakanlık, yurt dışında ise dış temsilcilikler tarafından yürütülür.

2.Bölüm – Türk Vatandaşlığının Kazanılması

Türk vatandaşlığının kazanılması halleri

MADDE 5 – (1) Türk vatandaşlığı, doğumla veya sonradan kazanılır.
Doğumla kazanılan vatandaşlık
MADDE 6 – (1) Doğumla kazanılan Türk vatandaşlığı, soy bağı veya doğum yeri esasına göre kendiliğinden kazanılır. Doğumla kazanılan vatandaşlık doğum anından itibaren hüküm ifade eder.

Soy bağı

MADDE 7 – (1) Türkiye içinde veya dışında Türk vatandaşı ana veya babadan evlilik birliği içinde doğan çocuk Türk vatandaşıdır.
(2) Türk vatandaşı ana ve yabancı babadan evlilik birliği dışında doğan çocuk Türk vatandaşıdır.
(3) Türk vatandaşı baba ve yabancı anadan evlilik birliği dışında doğan çocuk ise soy bağı kurulmasını sağlayan usul ve esasların yerine getirilmesi halinde Türk vatandaşlığını kazanır.

Doğum yeri

MADDE 8 – (1) Türkiye’de doğan ve yabancı ana ve babasından dolayı doğumla herhangi bir ülkenin vatandaşlığını kazanamayan çocuk, doğumdan itibaren Türk vatandaşıdır.
(2) Türkiye’de bulunmuş çocuk aksi sabit olmadıkça Türkiye’de doğmuş sayılır.

Sonradan kazanılan vatandaşlık

MADDE 9 – (1) Sonradan kazanılan Türk vatandaşlığı, yetkili makam kararı veya evlat edinilme ya da seçme hakkının kullanılması ile gerçekleşir.
Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması
MADDE 10 – (1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancı, bu Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir. Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz.
(2) (Ek: 19/10/2017-7039/28 md.) Bu Kanun uyarınca sonradan Türk vatandaşlığının kazanılmasında uygulanacak temel ilke ve esaslar ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri alınmak suretiyle Bakanlıkça belirlenir.

Başvuru için aranan şartlar

MADDE 11 – (1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda;
a) Kendi millî kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak,
b) Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmek,
c) Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek,
ç) Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak,
d) İyi ahlak sahibi olmak,
e) Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek,
f) Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak,
g) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak,
şartları aranır.
(2) (Mülga: 19/10/2017-7039/34 md.)

Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınabilir

Türk vatandaşlığının kazanılmasında istisnai haller

MADDE 12 – (1) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla Bakanlığın teklifi, Bakanlar Kurulunun kararı ile aşağıda belirtilen yabancılar Türk vatandaşlığı kazanabilirler.
a) Türkiye’ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler.
b) (Ek: 28/7/2016–6735/27 md.) 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi uyarınca ikamet izni alanlar ile Turkuaz Kart sahibi yabancılar ve bunların yabancı eşi, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocuğu.
c) Vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler.
d) Göçmen olarak kabul edilen kişiler.
(2) (Ek: 19/10/2017-7039/29 md.) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek hali bulunanların talepleri Bakanlıkça reddedilir.

Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınabilir

Türk vatandaşlığı ikamet şartı aranmaksızın yeniden kazanılması

MADDE 13 – (1) Millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla aşağıda belirtilen kişiler Türkiye’de ikamet etme süresine bakılmaksızın, Türk vatandaşlığını Bakanlık kararıyla yeniden kazanabilirler.
a) Çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler.
b) Ana veya babalarına bağlı olarak Türk vatandaşlığını kaybedenlerden 21 inci maddede öngörülen süre içerisinde seçme hakkını kullanmayanlar.

Türk vatandaşlığı ikamet şartına bağlı olarak yeniden kazanılması

MADDE 14 – (1) 29 uncu madde uyarınca Türk vatandaşlığı kaybettirilenler Bakanlar Kurulu kararıyla, 34 üncü madde uyarınca Türk vatandaşlığını kaybedenler Bakanlık kararıyla, millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunmaması ve Türkiye’de üç yıl ikamet etmek şartıyla Türk vatandaşlığını yeniden kazanabilirler.
İkamet ve sürelerin hesaplanması (2)
MADDE 15 – (1) Bir yabancı için ikamet, Türk kanunlarına uygun olarak Türkiye’de oturmaktır. Türk vatandaşlığını kazanma talebinde bulunan bir yabancı başvuru için aranan ikamet süresi içinde toplam oniki ayı geçmemek üzere Türkiye dışında bulunabilir. Türkiye dışında geçirilen süreler bu Kanunda öngörülen ikamet süreleri içinde değerlendirilir.

Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması

MADDE 16 – (1) Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde;
a) Aile birliği içinde yaşama,
b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama,
c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama,
şartları aranır.
(2) Başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi halinde birinci fıkranın (a) bendindeki şart aranmaz.
(3) Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde evlenmede iyiniyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler.

Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınabilir

Türk vatandaşlığının evlat edinilme ile kazanılması

MADDE 17 – (1) Bir Türk vatandaşı tarafından evlat edinilen ergin olmayan kişi, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla, karar tarihinden itibaren Türk vatandaşlığını kazanabilir.
Vatandaşlık başvuru inceleme komisyonu
MADDE 18 – (1) 11 inci ve 16 ncı maddeler uyarınca Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancıların başvuru için gerekli şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti, illerde oluşturulan vatandaşlık başvuru inceleme komisyonu tarafından yapılır. Komisyonun oluşumu ve çalışma esasları yönetmelikle belirlenir.
Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılmasında usul ve esaslar
MADDE 19 – (1) Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılardan başvuru için gerekli şartları taşıyanların adına vatandaşlık dosyası düzenlenir ve karar verilmek üzere Bakanlığa gönderilir. Bakanlıkça yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda durumu uygun bulunanlar Bakanlık kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilirler, uygun görülmeyenlerin talepleri ise Bakanlıkça reddedilir.
(2) 12 nci madde uyarınca Türk vatandaşlığını kazanma işlemleri Bakanlıkça yürütülür. Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılmasının geçerliliği ve
sonuçları
MADDE 20 – (1) Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin kararlar, karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder.
(2) Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması eşin vatandaşlığına tesir etmez. Ana veya babanın (…) velayeti kendisinde bulunan çocukları, diğer eşin muvafakat etmesi halinde Türk vatandaşlığını kazanır. Muvafakat verilmemesi halinde ana veya babanın mutad meskeninin bulunduğu ülkedeki hakim kararına göre işlem yapılır. Türk vatandaşlığını birlikte kazanan ana ve babanın çocukları da Türk vatandaşlığını kazanır.
(3) Ana veya babanın Türk vatandaşlığını kazandığı tarihte kendileri ile birlikte işlem görmeyen çocukları, ergin olduktan sonra Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvurdukları takdirde haklarında 11 inci madde hükümleri uygulanır.

Türk vatandaşlığının seçme hakkı ile kazanılması

MADDE 21 – (1) 27 nci madde uyarınca ana veya babalarına bağlı olarak Türk vatandaşlığını kaybeden çocuklar ergin olmalarından itibaren üç yıl içinde seçme hakkını kullanmak suretiyle Türk vatandaşlığını kazanabilirler.

Türk vatandaşlığının seçme hakkı ile kazanılmasının geçerliliği ve sonuçları

MADDE 22 – (1) Seçme hakkı ile Türk vatandaşlığının kazanılması, bu hakkın kullanılmasına dair şartların tespitine ilişkin karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder.
(2) Seçme hakkını kullanarak Türk vatandaşlığını kazanan kişilerin eşleri ve çocukları hakkında 20 nci madde hükümleri uygulanır.

3.Bölüm – Türk Vatandaşlığının Kaybı

Türk vatandaşlığının kaybı halleri
MADDE 23 – (1) Türk vatandaşlığı, yetkili makam kararı veya seçme hakkının kullanılması ile kaybedilir.
Yetkili makam kararı ile kayıp yolları
MADDE 24 – (1) Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kaybı, çıkma veya kaybettirme ya da vatandaşlığa alınmanın iptali ile gerçekleşir.

Türk vatandaşlığından çıkma

MADDE 25 – (1) Türk vatandaşlığından çıkmak için izin isteyen kişilere aşağıdaki şartları taşımaları halinde Bakanlıkça çıkma izni veya çıkma belgesi verilebilir.
a) Ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak.
b) Yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanmış olmak veya kazanacağına ilişkin inandırıcı belirtiler bulunmak.
c) Herhangi bir suç veya askerlik hizmeti nedeniyle aranan kişilerden olmamak.
ç) Hakkında herhangi bir mali ve cezai tahdit bulunmamak.

Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınabilir

Türk vatandaşlığından çıkma belgeleri

MADDE 26 – (1) Yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanmak üzere Türk vatandaşlığından çıkmak için izin isteyenlerden talepleri uygun görülenlere Bakanlıkça, Türk
vatandaşlığından çıkma izin belgesi; verilen izin sonucunda veya önceden yabancı bir devlet vatandaşlığını kazandığını belgeleyenlere ise Türk vatandaşlığından çıkma belgesi verilir.
(2) Çıkma izin belgesi, karar tarihinden itibaren iki yıl geçerlidir. İzin belgesini alanlar bu süre içerisinde yurt içinde ikamet edilen yer valiliğine, yurt dışında ise dış temsilciliklere yabancı devlet vatandaşlığını kazandıklarına dair bilgi ve belgeleri vermek zorundadır. Süresi içinde yabancı devlet vatandaşlığının kazanılamaması durumunda çıkma izin belgesi geçersiz hale gelir.

Türk vatandaşlığından çıkmanın geçerliliği ve sonuçları

MADDE 27 – (1) Çıkma belgesinin ilgiliye imza karşılığı teslimi ile Türk vatandaşlığı kaybedilir. Türk vatandaşlığını kaybeden kişilerin nüfus aile kütüklerindeki kayıtları kapatılır ve kayıp tarihinden itibaren yabancı muamelesine tabi tutulurlar.
(2) Eşlerden birinin çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybetmesi diğer eşin vatandaşlığına tesir etmez. Türk vatandaşlığını kaybeden ana ya da babanın talebinin bulunması ve diğer eşin de muvafakat etmesi halinde çocukları da kendileri ile birlikte Türk vatandaşlığını kaybederler. Muvafakat verilmemesi halinde hakim kararına göre işlem yapılır. Çıkma izni almak uretiyle Türk vatandaşlığını birlikte kaybeden ana ve babanın çocukları da Türk vatandaşlığını
kaybeder.
(3) Vatandaşlığın kaybı, çocukları vatansız kılacak ise bu madde hükümleri uygulanmaz.

Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınabilir

Çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişilere tanınan haklar

MADDE 28 – (Değişik: 9/5/2012-6304/14 md.)
(1) Doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler ve üçüncü dereceye kadar olan altsoyları, bu maddede belirtilen istisnalar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam ederler. Millî güvenliğe ve kamu düzenine ilişkin hükümler saklıdır.
(2) Bu madde kapsamında bulunan kişilerin, seçme ve seçilme, muafen araç veya ev eşyası ithal etme hakları ile askerlik hizmetini yapma yükümlülüğü yoktur. Bu kişilerin sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakları saklı olup bu hakların kullanımında ilgili kanunlardaki hükümlere tabidirler.
(3) Bu madde kapsamında bulunan kişiler, bir kadroya dayalı ve kamu hukuku rejimine tabi olarak asli ve sürekli kamu hizmeti görevlerinde bulunamazlar. Ancak kamu kurum ve kuruluşlarında işçi, geçici veya sözleşmeli personel olarak çalıştırılabilirler.
(4) Bakanlar Kurulu gerekli görmesi halinde üçüncü dereceden itibaren hangi dereceye kadar olan altsoyların bu maddede tanınan haklardan faydalanabileceğini belirleyebilir.
(5) Bu madde hükümlerinden yararlanacak olan altsoyun, üstsoyu ile soy bağını belgelendirmesi şarttır.
(6) Bu madde kapsamında bulunan kişilere, talepleri halinde bu maddede belirtilen haklardan faydalanabileceklerini gösteren Mavi Kart düzenlenir. Bu Kart, 21/2/1963 tarihli ve 210 sayılı Değerli Kağıtlar Kanunu kapsamındadır.
(7) Bu maddenin sağladığı hakların kullanılmasında Mavi Kartın ibrazı yeterlidir. Kartın ibraz edilememesi durumunda Kimlik Paylaşımı Sistemi aracılığıyla Mavi Kartlılar Kütüğünden alınacak kayıt örneği ve uyruğunda bulunulan devlet makamlarınca verilmiş kimlik bilgilerini gösteren belge ile işlem yapılır. Bu kişilerin kimlik bilgilerinde değişiklik olması durumunda uyruğunda bulunduğu devlet makamından alınmış eski ve yeni kimlik bilgilerini gösteren belgenin usulüne göre tasdik edilmiş Türkçe tercümesi ile birlikte ibrazı zorunludur.
(8) Bu madde kapsamında bulunan kişilere Bakanlığın tespit edeceği esaslar çerçevesinde kimlik numarası verilir. Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası aranan yerlerde bu kimlik numarası kullanılır.
(9) Mavi Kartın düzenlenmesi ve dağıtılması ile Mavi Kartlılar Kütüğünün elektronik ortamda tutulmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.
(10) Kamu kurum ve kuruluşları, bu madde hükümlerinin uygulanması amacıyla her türlü tedbiri alır ve gerekli düzenlemeleri yapar.

Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınabilir

Türk vatandaşlığını kaybettirme

MADDE 29 – (1) Aşağıda belirtilen eylemlerde bulundukları resmi makamlarca tespit edilen kişilerin Türk vatandaşlığı Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile kaybettirilebilir.
a) Yabancı bir devletin, Türkiye’nin menfaatlerine uymayan herhangi bir hizmetinde bulunup da bu görevi bırakmaları kendilerine yurt dışında dış temsilcilikler, yurt içinde ise mülki idare amirleri tarafından bildirilmesine rağmen, üç aydan az olmamak üzere verilecek uygun bir süre içerisinde kendi istekleri ile bu görevi bırakmayanlar.
b) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin her türlü hizmetinde Bakanlar Kurulunun izni olmaksızın kendi istekleriyle çalışmaya devam edenler.
c) İzin almaksızın yabancı bir devlet hizmetinde gönüllü olarak askerlik yapanlar.
(2) (Ek: 2/1/2017 – KHK-680/75 md.) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 302 nci, 309 uncu, 310 uncu, 311 inci, 312 nci, 313 üncü, 314 üncü ve 315 inci maddelerinde yazılı suçlar nedeniyle hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen ve yabancı ülkede bulunması nedeniyle kendisine ulaşılamayan vatandaşlar, bu durumun soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı veya kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde vatandaşlıklarının kaybettirilmesi amacıyla Bakanlığa bildirilir. Bakanlıkça Resmî Gazetede yapılan yurda dön ilanına rağmen üç ay içinde yurda dönmemeleri halinde, bu kişilerin Türk vatandaşlıkları Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla kaybettirilebilir.

Türk vatandaşlığının kaybettirilmesinin geçerliliği ve sonuçları

MADDE 30 – (1) Türk vatandaşlığının kaybettirilmesi Bakanlar Kurulu kararının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren hüküm ifade eder.
(2) Kaybettirme kararları şahsidir, ilgilinin eş ve çocuklarına tesir etmez.

Türk vatandaşlığının iptali

MADDE 31 – (1) Türk vatandaşlığını kazanma kararı; ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda vuku bulmuş ise kararı veren makam tarafından iptal edilir.

Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınabilir

İptal kararının geçerliliği ve sonuçları

MADDE 32 – (1) İptal kararı, karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder. İptal kararı ilgili kişiye bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklar hakkında da uygulanır.

Malların tasfiyesi

MADDE 33 – (1) Vatandaşlığı iptal edilenler hakkında 15/7/1950 tarihli ve 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bunlardan mallarının tasfiyesi gerekli görülen hallerde bu husus iptal kararında belirtilir. Bu kişiler en geç bir yıl içinde Türkiye’deki mallarını tasfiye etmek zorundadır. Aksi halde, malları Hazinece satılarak bedelleri nam ve hesaplarına kamu haznedarlığı sistemine dahil bir kamu bankasına yatırılır.
(2) Bu kişiler iptal kararı aleyhine yargı yoluna başvurdukları takdirde malların tasfiyesi dava sonuna bırakılır.

Türk vatandaşlığının seçme hakkı ile kaybı

MADDE 34 – (1) Aşağıda durumları belirtilenler, ergin olmalarından itibaren üç yıl içinde Türk vatandaşlığından ayrılabilirler.
a) Ana ya da babadan dolayı soy bağı nedeniyle doğumla Türk vatandaşı olanlardan yabancı ana veya babanın vatandaşlığını doğumla veya sonradan kazananlar.
b) Ana ya da babadan dolayı soy bağı nedeniyle Türk vatandaşı olanlardan doğum yeri esasına göre yabancı bir devlet vatandaşlığını kazananlar.
c) Evlat edinilme yoluyla Türk vatandaşlığını kazananlar.
ç) Doğum yeri esasına göre Türk vatandaşı oldukları halde, sonradan yabancı ana veya babasının vatandaşlığını kazananlar.
d) Herhangi bir şekilde Türk vatandaşlığını kazanmış ana veya babaya bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazananlar.
(2) Yukarıdaki hükümler gereğince vatandaşlığın kaybı ilgiliyi vatansız kılacak ise seçme hakkı kullanılamaz.

Seçme hakkı ile Türk vatandaşlığı kaybetmenin geçerliliği ve sonuçları

MADDE 35 – (1) Seçme hakkı ile Türk vatandaşlığının kaybı, bu hakkın kullanılmasına dair şartların varlığının tespitine ilişkin karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder.
(2) Seçme hakkını kullanarak Türk vatandaşlığından ayrılan kişilerin eşleri ve çocukları hakkında 27 nci madde hükümleri uygulanır.

Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınabilir

4.Bölüm – Ortak Hükümler

Türk vatandaşlığının ispatı

MADDE 36 – (1) Türk vatandaşlığının ispatı herhangi bir şekle tabi değildir.
(2) Aşağıdaki resmi kayıt ve belgeler, aksi sabit oluncaya kadar ilgilinin Türk vatandaşı olduğuna karine teşkil eder.
a) Nüfus kayıtları.
b) Nüfus cüzdanları.
c) Pasaport veya pasaport yerine geçen belgeler.
(3) Bir kişinin Türk vatandaşı olup olmadığı konusunda herhangi bir tereddüde düşüldüğü takdirde bu husus Bakanlıktan sorulur.

Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınabilir

Vatandaşlık işlemlerinde müracaat makamı ve usul

MADDE 37 – (1) Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına ilişkin başvurular yurt içinde ikamet edilen yer valiliğine, yurt dışında ise dış temsilciliklere bizzat veya bu hakkın kullanılmasına ilişkin vekâletname ile yapılır.

Bilgi ve belge istenmesi

MADDE 38 – (1) Vatandaşlık işlemlerine ilişkin inceleme ve araştırmalarla ilgili bilgi ve belgeler, kamu kurum ve kuruluşlarınca herhangi bir gecikmeye mahal bırakılmaksızın verilir.

Maddi hataların düzeltilmesi ve tamamlama (1)

MADDE 39 – (Değişik: 19/10/2017-7039/31 md.)
(1) Bu Kanuna göre alınan kararlarda maddi bir hata veya eksikliğin bulunduğunun sonradan anlaşılması halinde, dayanağına uygun şekilde Genel Müdürlükçe düzeltme veya tamamlama kararı alınır.

Vatandaşlık kararlarının geri alınması

MADDE 40 – (1) Türk vatandaşlığının kazanılması veya kaybına ilişkin kararlar, hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde geri alınır.
Tebligat
MADDE 41 – (1) Türk vatandaşlığının kazanılmasına ve kaybına ilişkin kararlar ilgiliye ve başvuru makamlarına tebliğ olunur. 29 uncu madde uyarınca verilen kaybettirme kararları Resmi Gazete’de yayımlanır ve yayımlandığı tarihte tebliğ edilmiş sayılır.

5.Bölüm – Çeşitli Hükümler

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşları

MADDE 42 – (1) Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşları, Türk vatandaşı olmak istediklerini yazılı olarak beyan ettikleri takdirde Türk vatandaşlığını kazanırlar.

Türk vatandaşlığını kaybedenler veya vatandaşlıktan ıskat edilenler (1)

MADDE 43 – (Değişik: 19/10/2017-7039/32 md.) (1) Mülga 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 25 inci maddesinin (a), (ç), (d) ve (e) bentleri uyarınca Türk vatandaşlığını kaybetmiş olan kişiler, başvurmaları halinde, millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak kaydıyla, Türkiye’de ikamet etme şartı
aranmaksızın Bakanlık kararı ile yeniden Türk vatandaşlığına alınabilirler.
(2) Mülga 28/5/1928 tarihli ve 1312 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununa göre vatandaşlıktan ıskat edilmiş kişiler, başvurmaları hâlinde, millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hâli bulunmamak kaydıyla, Türkiye’de ikamet etme şartı aranmaksızın Bakanlık kararı ile yeniden Türk vatandaşlığına alınabilirler.
(3) Millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek hali bulunanların talepleri Bakanlıkça reddedilir.

Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınabilir

Çok vatandaşlık

MADDE 44 – (1) Herhangi bir nedenle yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanan kişilerin, bu durumlarına ilişkin belgeleri ibraz etmeleri ve yapılacak inceleme sonucunda kayden aynı kişiler olduklarının tespiti halinde, nüfus aile kütüklerindeki kayıtlarına çok vatandaşlığa sahip olduklarına dair açıklama yapılır.
Vatandaşlık işlemleri hizmet bedeli
MADDE 45 – (1) Türk vatandaşlığının sonradan kazanılmasına ilişkin verilen hizmet bedeli karşılığı, Bakanlık ve Maliye Bakanlığınca birlikte belirlenir. Tahsil edilen hizmet bedeli tutarları bütçeye gelir kaydedilir.
(2) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre geliri olmayanlar ve kendileri ile birlikte işlem gören ergin olmayan çocukları için birinci fıkra uyarınca belirlenen hizmet bedeli alınmaz.
Yönetmelik
MADDE 46 – (1) Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Yürürlükten kaldırılan mevzuat ve atıflar
MADDE 47 – (1) 11/2/1964 tarihli ve 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, 24/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 22 nci maddesinin ikinci fıkrasında geçen “il ve ilçe” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
(2) Diğer mevzuatta 11/2/1964 tarihli ve 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununa yapılmış olan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır.

Saklı nüfus

EK MADDE 1 – (Ek: 19/10/2017-7039/33 md.)
(1) Onsekiz yaşını tamamlayıncaya kadar herhangi bir nedenle aile kütüklerine kaydedilmemiş olan ve yabancı bir devletle vatandaşlık bağı bulunmayan kişiler; ana veya baba, bunların ölmüş olması halinde, varsa kardeşleri ile hısımlığını gösterir tıbbî rapor ibraz etmeleri durumunda Türk vatandaşlığını kazanır.
Türk soylu yabancılar
GEÇİCİ MADDE 1 – (1) 11 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen ikamet süresi, Türk soylu yabancılar için 31/12/2010 tarihine kadar iki yıl olarak uygulanır.
Mevcut yönetmeliğin uygulanması
GEÇİCİ MADDE 2 – (1) 46 ncı maddede öngörülen yönetmelik altı ay içinde hazırlanarak yürürlüğe konulur. Bu yönetmelik yürürlüğe girinceye kadar mevcut yönetmeliklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.
Yürürlük
MADDE 48 – (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 49 – (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınabilir

Mevzuat Linki

Kategoriler
EN SON EKLENENLER MANŞET

Temyiz Kanun Yolundan Feragat

Temyiz Kanun Yolundan Feragat

Kanun yoluna başvuru, kişilere tanınmış olan bir haktır ve bu hakkın kullanılması zorunlu değildir.

Türk hukukunda yargı sistemi 3 aşamadan oluşarak ilerlemektedir.

  • İlk derece mahkemeleri
  • Bölge adliye mahkemeleri (istinaf kanun yolu)
  • Yargıtay (Temyiz kanun yolu)

[njwa_button id=”7336″]

İlk derece mahkemesinin vermiş olduğu karara itiraz edilmek istenirse önce istinafa, istinafın vermiş olduğu karara da itiraz edilmek istenirse temyiz yoluna başvurulur. Ancak bazı hallerde istinaf yolu kapalı olarak sadece temyiz yoluna başvuru açık olan kararlarda olabilir. Ya da istinafın verdiği kararın kesin olup temyiz yoluna başvuru kapalı olabilir.

İlk derece mahkemesinin vermiş olduğu karara itiraz edilmek zorunda değildir. Yani kişi verilen kararı bir üst mahkemeye taşıyarak istinafa, arkasından ona da itiraz ederek temyiz yoluna başvurmak zorunda değildir. İlk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararı kabul edilerek, verilecek bir dilekçe ile kesinleşmesi sağlanabilir.

Temyiz yoluna başvuru süresi, ilgililere kararın tebliğinden itibaren 2 haftadır. Temyiz kanun yoluna başvurmadan feragat etmekte mümkündür.

Temyiz kanun yoluna başvurulmadan feragat edilmek isteniyorsa öncelikle istinaf mahkemesinin vermiş olduğu kararın tebliğ edilmesi beklenmek zorundadır. Temyiz yoluna başvurulduktan sonra feragat edilmek istenmişse bu halde dosya Yargıtay’a intikal etmeden, kararı veren mahkeme başvurunun reddine karar verir. Eğer dosya Yargıtay’a gönderildikten ancak henüz karar verilmeden önce feragat işlemi yapılmışsa Yargıtay temyiz başvurusunu feragat nedeniyle reddeder. Ancak temyiz yoluna başvuru yapılmış ve dosya Yargıtay’a intikal etmiş ve Yargıtay tarafından dosya karara bağlanmışsa bu halde temyiz kanun yolundan feragat edilemez.

Mahkemenin vermiş olduğu karara yönelik olarak Cumhuriyet Savcısı temyiz yoluna başvurmuşsa bu halde taraf temyiz yolundan feragat etse bile dosya hemen sonuçlanmaz. Çünkü taraf feragat etmiş olsa dahi savcının temyiz talebi vardır.

Temyiz Kanun Yolundan Nasıl Feragat Edilir?

Söz konusu dava bir avukat ile birlikte takip ediliyorsa; feragat işlemi yapılmadan önce müvekkilin yazılı talimatı alınmalıdır. Feragat işlemi yazılı ve dilekçe ile yapılır. Ancak duruşma sırasında sözlü beyan ile tutanağa da geçirilmek suretiyle feragat edilmesi de mümkündür.

 

Temyiz Kanun Yolundan Nasıl Feragat İşleminin Özellikleri

  • Temyiz kanun yolundan feragat işlemi herhangi bir kayıt ve şarta bağlı olarak yapılamaz.
  • Taraflardan herhangi birinin yaptığı feragat işlemi diğer tarafı bağlamaz. Yani feragat işlemi sadece yapan kişi açısından etki ve sonuç doğurur. Bu nedenle feragat yapılırken diğer tarafın onayı alınmak zorunda değildir.
  • Temyiz yolundan feragat edildiği bir dilekçe ile mahkemeye bildiriliyorsa başvurudan vazgeçildiği açık olarak ortaya konulmalıdır. Aynı zamanda istinaf mahkemesinin vermiş olduğu kararın onanmasını talep etmede feragat niteliğinde bir beyandır.
  • Temyiz konun yolundan feragat işlemi tarafın iradesinin sakatlanması sonucunda gerçekleşmişse bu halde beyan geçerliliğini kaybeder. İradenin sakatlanmasında kasıt; hata, korkutma, hile halleridir.

 

Temyiz Kanun Yolundan Nasıl Feragat Edildiğinde Bireysel Başvuru Yollarına Başvurulması Mümkün Müdür?

Gerek Anayasa Mahkemesi gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin başvuru şartlarında iç hukuk yollarının tüketilmesi koşulu vardır. Yani öncelikle kişi kendi iç hukukunda bütün hukuki yollara başvurmalı ve buna rağmen ihlal edildiği hakkı giderilemiyorsa bireysel başvuru yollarına gidilebilir. Ancak hukuki yollardaki aşamalardan birinden vazgeçilmesi halinde iç hukuk yolu tüketilmemiş olur.

Temyiz Kanun Yolundan Feragat

Stajyer Av. Merve ÇATAR

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere asalhukukdanismanlik@gmail.com adresine gönderebilirler.

Kategoriler
EN SON EKLENENLER MANŞET

Yurtdışı Adli Tebligat

Yurtdışı Adli Tebligat

Tebligat; kanunda öngörülen esas ve usullere göre düzenlenen ve kişiyi ilgilendiren hukuki işlemlerin resmi olarak bildirilmesi işlemidir. Aynı zamanda tebligatın yapılması ile ilgiliye hukuki işlemin bildirildiği belgelendirilmiş olur.

[njwa_button id=”7336″]

Yurtdışında Yaşayan Yabancı Uyruklu Muhataba Tebligat

Tebligat Kanunu madde 25- 27 arasında yurt dışına nasıl tebligat yapılacağı düzenlenmiştir. Buna göre, yurtdışına yapılacak olan tebligat, o yerin yetkili makamları tarafından yapılır. Aynı zamanda tebliğ evrakının ve tebliğ mazbatalı kapalı zarfın gönderilecek olan ülkenin diline çevrilmesi gerekir.

Tebligatın gönderileceği ülke ile Türkiye arasında akdedilmiş bir sözleşme varsa ve bu sözleşmelerde farklı bir usul benimsenmemişse tercüme edilmiş olan evrak Dışişleri Bakanlığı aracılığı ile ülkedeki Türkiye temsilciliğine gönderilir. Temsilcilikte ülkenin kendi kanunları veya sözleşmeler uyarınca muhataba tebliğin yapılmasını sağlar. Evrakın muhataba tebliğ edilip edilmediği yine aynı şekilde tebliğ eden mahkemeye bildirir.

Bu sürecin işlemesinin güçlüğünden dolayı birçok ülkenin katılımı ile birlikte Lahey Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme hükümlerinin uygulanabilmesi için tebligatın yapıldığı ülke ve muhatabın bulunduğu ülkenin sözleşmeye taraf olması gerekir. Aynı zamanda tebliğ edilecek olan evrakın hukuki ve ticari konulara ilişkin olması gerekir. Bu halde kamudan kaynaklı uyuşmazlıklar sözleşmenin kapsama alanına dahil değildir.

Yurtdışı Adli Tebligat

Yurtdışına Adli Tebligat Gönderilmesi 

  • Tebliğ talepnamesi: Bu evrakta talepname sayfası, tasdikname, tebliğ edilecek evrakın özeti ve muhatabın kimliği yer alır.
  • Talepname Sayfası: Talep edenin kimliği, adresi, muhatap makamının kimliği, adresi ve gönderilen kişinin kimliği, adres bilgilerinin yer aldığı evraktır. Aynı zamanda talep eden makamın kimlik ve adres bilgileri de yer alır.
  • Tebliğ şekli: Lahey Sözleşmesinin 5. maddesine göre belirlenmiş usullerden birisi seçilerek tebligat yapılabilir.
  1. Tebligatın yapılacağı ülkenin tebliğ usulüne göre yapılabilir.
  2. Tarafların kendi aralarında kararlaştırmış olduğu özel bir tebligat usulü varsa tebligat bu usule göre yapılır.
  3. Bu iki yol tercih edilmiyorsa muhataba teslim edilerek de tebliğ yapılabilir.

Tebligatta kullanılması gereken dil konusunda Lahey Sözleşmesinin 7. maddesinde düzenleme yapılmıştır. Buna göre evrakın hem Türkçe hem tebligatın gönderildiği ülkenin kabul ettiği dilde yazılmalıdır. Yani tebliğ edilecek olan evrak 2 nüsha olarak hazırlanır.  Ancak Evrakın gönderildiği ülke; kendisine tebliğ edilecek olan evrakın yabancı dile tercüme edilmesini istiyorsa bu şart aranmaktadır.

 

Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşına Tebligat

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına tebligatın nasıl yapılacağına dair özel bir düzenleme yapılmıştır. Tebligat Kanunu madde 25/a’da düzenlenmiştir. Yabancı ülkede kendisine tebliğ yapılacak kimse Türk vatandaşı olduğu takdirde tebliğ o yerdeki Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu aracılığıyla yapılabilir. Adalet ve Dışişleri Bakanlıklarının aracılık etmesine gerek yoktur. İlgili evrakın muhataba bildirimini temsilcilik veyahut bunların görevlendireceği bir memur yapar.

Aynı zamanda tebligatın yapılacağı kişi Türk vatandaşı olduğu için tebliğ evrakı ve mazbatanın tercüme edilmesine gerek yoktur.

Tebligatın gönderileceği ülke ile Türkiye arasında adli yardımlaşma konusu ikili bir sözleşme bulunup bulunmadığına dikkat edilmelidir. Çünkü akdedilmiş olan sözleşme ile taraf devletler, kendi tebligat usullerini belirlemiş olabilirler.

 

Yurtdışında Bulunan Muhataba İlanen Tebligat Yapılabilir Mi?

İlanen tebligat adresi meçhul olan kişilere yapılan bir tebligat usulüdür. Yani adresine ulaşılamayan kimsenin adresi meçhul sayılır. Yurtdışında yaşayan kişilerinde adresine ulaşılamaması halinde ilanen tebligat yapılması mümkündür. Tebligat Kanunu madde 28’de usulü düzenlenmiştir. Buna göre yabancı memlekette oturan kişiye ilanen tebligat yapılacaksa, tebliğ evrakını çıkaran merci, tebliğ olunacak evrakı ve ilan suretlerini yabancı memlekette bulunan kişinin malum adresine iadeli taahhütlü mektupla gönderir. Aynı zamanda posta makbuzu da dosyaya eklenmelidir.

Yurtdışı Adli Tebligat

Stajyer Av. Merve ÇATAR

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere asalhukukdanismanlik@gmail.com adresine gönderebilirler.

Kategoriler
EN SON EKLENENLER MANŞET

Borçlu Temerrüdü Ve Alacaklının Hakları

Borçlu Temerrüdü Ve Alacaklının Hakları

Borçlunun borcunu vade tarihinde ödememesi ile birlikte temerrüde düşer. Yani borcun zamanında ödenmemesi haline “borçlu temerrüdü” denilmektedir.

Türk borçlar kanunu madde 117’de borçlunun temerrüdü düzenlenmiştir. Ve devamı maddelerinde de temerrüde ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.

TMK madde 117- Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.
Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka
dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu
günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin
gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli
olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.

Buna göre, borcun vade tarihi geldiği zaman alacaklı, borçluya borcunu ödemesi için bir ihtarname çekmelidir. Bu ihtarnameyle birlikte borçlu temerrüde düşer. Ancak taraflar borcun ifa edileceği tarihi kararlaştırmışlarsa bu halde alacaklı tarafından ihtar çekilmesine gerek yoktur.

[njwa_button id=”7336″]

Borçlu Temerrüdünün Şartları

  • Borcun muaccel olması gerekir: Borçlunun temerrüde düşebilmesi için borcun vade tarihinin gelmesi gerekir. Yani ödenme zamanı gelemeyen borçlar için temerrüt olmaz.

 

  • Alacaklı tarafından ihtar çekilmelidir: Borcun vadesi gelmesine rağmen ödenmemişse; alacaklının borçluya bir ihtar çekmesi gerekir. Bu ihtarda borcun ödenmesi istenmelidir. Eğer borcun ifa edileceği gün taraflar arasında belirlenmişse; alacaklının ihtar çekmesine gerek yoktur. İhtar çekilmeksizin borçlu temerrüde düşmüş olur. Yani vade tarihinin kesin olarak bilinmesi önemlidir.

 

  • Borcun ifası mümkün olmalıdır: Borcun ifa edilebilir olması gerekir. Örneğin hayvanların satışı için sözleşme yapılmış olduğunu düşünelim. Hayvanların telef olması halinde satış gerçekleştirilemeyeceği için temerrüt hükümlerine gidilmez. İmkansızlık hükümlerine göre uyuşmazlık çözülür

 

  • Borçlunun kusuru: Borçlunun borcunu ödeyememesi durumunda kusurlu olup olmadığına bakılmaz. Herhalde temerrüde düşmüş olur. Yani borçlu kusurunun bulunmadığı savunması ile temerrütten kurtulamaz. Ancak temerrüt dolayısıyla gecikme zammından kurtulur.

Borçlu Temerrüdünde Alacaklının Hakları

 

  • Gecikme Tazminatı: Alacaklı borcun zamanında ödenmemesi dolayısıyla borçludan gecikme tazminatı isteyebilir.  Gecikme tazminatı alacaklının borcun geç ödenmesinden kaynaklı uğradığı zararın tazmini için istediği bir tazminattır. Alacaklının uğramış olduğu zarar somut olayın şartlarına göre değişebilir. Bu tazminat ile; gecikmeden dolayı alacaklının yapmış olduğu masraflar, alacaklının yoksun kaldığı kar yahut bu sürede başkalarına ödemek zorunda kaldığı tazminatlar vb. örnekler verilebilir.

Alacaklının gecikme tazminatı isteyebilmesi için;

  1. Borçlu kusuru ile temerrüde düşmüş olmalıdır.
  2. Borçlunun temerrüde düşmesi yüzünden alacaklının zararının doğması gerekir.

Borçlu, gecikme tazminatından ancak temerrüde kusuruyla düşmediğini ispatlayarak kurtulabilir.

 

  • Temerrüt Faizi: Borçlunun temerrüde düşmesine konu olan borç, para borcu ise alacaklı bu halde gecikme tazminatı yerine temerrüt faizi isteyebilir.

temerrüt faizinde borçlunun temerrüde kusuruyla mı sebep olup olmadığına bakılmaz. Aynı zamanda alacaklı borcun geç ödenmesinden dolayı zararı doğmamış olsa dahi temerrüt faizi talep edebilir. Yani gecikme tazminatı istenebilmesi için aranan şartların hiç birisi temerrüt faizinde geçerli değildir. Ancak tek bir şart vardır. Temerrüt faizi para borçları için istenebilir.

Temerrüt faizi; borçlunun temerrüde düştüğü gün işlemeye başlar ve borcun ifa edileceği tarihe kadar devam eder.

Alacaklının temerrüt faizini aşan bir zararı olmuşsa bunu da borçludan talep edebilir. Ancak bu halde şu 2 şart gerçekleşmelidir:

  1. Borçlu kusuru ile temerrüde düşmüş olmalıdır.
  2. Alacaklı temerrüt faizini aşan bir zararı olduğunu ispat etmelidir.

 

Karşılık Borç Doğuran Sözleşmelerde Seçimlik Haklar

Karşılık borç doğuran sözleşmelerde taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebilir.

Aynı zamanda kanunda süre verilmesini gerektirmeyen hallerde düzenlenmiştir.

1. Borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa.
2. Borçlunun temerrüdü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa.
3. Borcun ifasının, belirli bir zamanda veya belirli bir süre içinde gerçekleşmemesi üzerine, ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa.

Sayılan hallerin birinin varlığında borcun yerine getirilmesi için süre verilmesine gerek olmadan alacaklı seçimlik haklarını kullanabilir. Aynı zamanda borçlunun verilen süre içerisinde borcunu ödemediği halde de alacaklı seçimlik haklarından birini kullanabilir. Bu halde alacaklının seçimlik hakları şunlardır:

  • Aynen ifa gecikme tazminatı: Temerrüde düşen borçluya borcun ifası için süre verilmesine rağmen borç ödenmemişse veya süre verilmesine gerek gerek yoksa bu halde alacaklı; borcun ifasını ve gecikme tazminatını isteyebilir.
  • Aynen İfa yerine tazminat: Alacaklı borcun ifasından ve tazminat istemeyerek, sadece gecikmeden dolayı doğan zararının giderilmesini isteyebilir. Veya sözleşmeden de dönebilir.
  • Sözleşmeden dönme: Sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasıyla birlikte taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur. Alacaklı sözleşmenin hükümsüz kalması nedeniyle doğan zararını isteyebilir. Ancak borçlu temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat ederse zararı gidermek zorunda kalmaz.

Borçlu Temerrüdü Ve Alacaklının Hakları

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere asalhukukdanismanlik@gmail.com adresine gönderebilirler.

Kategoriler
EN SON EKLENENLER MANŞET

İdari Yargıda İvedi Yargılama Usulü

İdari Yargıda İvedi Yargılama Usulü

İVEDİ (ACELE) YARGILAMA USULÜ / İdari yargıda ivedi (acele) yargılama usulü, uyuşmazlıkların normal yargılama usulüne göre daha hızlı şekilde çözümlenmesi amacıyla getirilmiş bir yöntemdir. Fakat ivedi yargılama yöntemi yalnızca kanunda sayılan bazı uyuşmazlıklar için söz konusu olabilmektedir ve kanunda sayılan bu uyuşmazlıklar haricinde diğer uyuşmazlıklar için uygulanamaz.

[njwa_button id=”7336″]

İvedi Yargılama Usulünün Uygulanabileceği Uyuşmazlıklar

  • İhale işlemlerinde uygulanabilir ancak ihale işlemi sayılan ihaleden yasaklama kararlarında uygulanamaz.
  • Acele kamulaştırma işlemlerinde uygulanabilir.
  • Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarında uygulanabilir.
  • Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemlerinde uygulanabilir.
  • Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç olmak üzere çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlarda uygulanabilir.
  • Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararlarında uygulanabilir.

 

İvedi yargılama usulünün normal idari yargılama usulünden farkları nedir ve nasıl uygulanır?

  • Genel idari yargılama usulünde dava açma süresi 60 gün iken, ivedi yargılama usulünde dava açma süresi 30 gündür.
  • Genel idari yargılama usulünde ilk inceleme süresi 15 gün iken, ivedi yargılama usulünde ilk inceleme süresi 7 gündür.
  • Genel idari yargılama usulünde savunma süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren 30 gün iken, ivedi yargılama usulünde savunma süresi tebliğden itibaren 15 gündür.
  • Genel idari yargılama usulünde dosyanın en geç 6 ay içinde karara bağlanması gerekirken, ivedi yargılama usulünde bu yöntemin amacı itibariyle dosya en geç 1 ay içinde karara bağlanmalıdır.
  • İvedi yargılama usulünde yargılamanın hızlı olması ve hızlı bir şekilde karara bağlanması amacına uygun olarak davacı ve davalının cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri bulunmamaktadır.

 

İvedi Yargılama Usulünde Yürütmenin Durdurulması Kararına İtiraz Edilir mi? / Acele yargılama usulü olduğundan ve amaç yargılamanın hızlı bir şekilde gerçekleşmesi olduğundan ivedi yargılamada yürütmenin durdurulması kararına itiraz mümkün değildir ve mahkeme tarafından verilen karar nihai karardır.

 

İvedi Yargılama Usulünde Temyiz İncelemesi Nasıl Yapılır? / İvedi yargılama usulünde istinaf yoluna başvurulamaz ancak temyiz yoluna başvurulabilir. İvedi yargılama usulünde yapılacak olan temyiz incelemesinde temyiz dilekçelerinin incelenme süresi 3 gündür, temyiz dilekçelerine cevap verme süresi ise 15 gündür, temyiz incelemesi sonucu dosya ise en geç 2 ay içerisinde karara bağlanır.

 

T.C. 
D A N I Ş T A Y 
13. DAİRESİ
Esas No : 2021/4777 
Karar No : 2021/4472 

YARGILAMA SÜRECİ : 
Dava konusu istem: Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü Ege Linyitleri İşletmesi Müdürlüğü ile imzalanan …tarihli …sayılı, “Ege Linyitleri İşletmesi Müdürlüğü Tamir Bakım Onarım Hizmeti” işi; …tarihli, …sayılı, “Ege Linyitleri İşletmesi Müdürlüğü Muhtelif Hizmet” işi; …tarihli, …sayılı, “Ege Linyitleri İşletmesi Müdürlüğü’ne ait Dereköy Mevkiinde bulunan Dereköy Torbalama Tesisinde 418.000 Ton Kömürün Torbalanması ve Kamyonlara Yüklenmesi” işi; …tarihli, …sayılı, “Ege Linyitleri İşletmesi Müdürlüğü Bünyesindeki Isı Merkezlerinin İşletilmesi” işi ve …tarihli, …sayılı, “Kriblaj ve Vagon Yükleme Tesislerinin Çalıştırılması” işine ait hizmet alım sözleşmelerinin feshedilmesi nedeniyle bu sözleşmeler kapsamında davacı tarafından verilen kesin teminat mektuplarının nakde çevrilerek irat kaydedilmesine ilişkin davalı idare işleminin iptali istenilmiştir. 

Aktarılan kanuni düzenlemelere göre, 6545 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerle birlikte 20/07/2016 tarihinden sonra ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı genel kanun yolunun istinaf olarak belirlendiği, yalnızca 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde tahdidî olarak sayılan uyuşmazlıklarla ilgili kararlara karşı istinaf kanun yolundan sonra temyiz kanun yoluna da başvurulabileceği, 2577 sayılı Kanun’da düzenlenen özel ve istisnai bir yargılama usûlü olan ivedi yargılama usulüne tâbi olan uyuşmazlıklarla ilgili olarak ise ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı hangi tarihte verildiğine bakılmaksızın doğrudan temyiz kanun yoluna başvurulabileceği açıktır.
2577 sayılı Kanun’un 1. maddesinin ilk fıkrası uyarınca idarî yargının görevine giren uyuşmazlıkların çözümü bu Kanun’da gösterilen usûllere tâbi bulunduğundan ve anılan Kanun’un 20/A maddesinde yer verilen ivedi yargılama usûlü öncelikle ve süratle sonuçlandırılması önem taşıyan bazı idarî dava türleri için öngörülen özel bir yargılama usûlü olduğundan; adlî yargının görevinde olduğu değerlendirilen uyuşmazlıklar bakımından Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çözümünde uygulanacak usûlü belirleyen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda düzenlenen özel bir yargılama usûlü olan ivedi yargılama usûlü uygulanarak karar verilmesi mümkün değildir. Ayrıca, istisnaî bir yargılama usûlü olan ivedi yargılama usûlünün bu şekilde geniş bir yorum yoluyla genel yargılama usûlü yerine uygulanmasının Anayasal kurallar uyarınca kanunla belirlenmesi zorunlu olan yargılama usûlüne ilişkin konulardan biri olan mahkeme kararlarına karşı başvurulacak kanun yolunu etkileyeceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü Ege Linyitleri İşletmesi Müdürlüğü ile davacı şirket arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinin feshedilmesi nedeniyle bu sözleşmeler kapsamında verilen kesin teminat mektuplarının nakte çevrilerek irat kaydedilmesine ilişkin davalı idare işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmakta olup, 4734 sayılı Kanun kapsamında yapılan ihaleler sonrası imzalanan hizmet alımı sözleşmelerinin özel hukuk hükümlerine tâbi olduğu, bu sözleşmelerin uygulama aşamasından kaynaklı ve sözleşme hükümleri uyarınca tesis edilen sözleşmelerin feshi nedeniyle, bu sözleşmeler kapsamında verilen kesin teminat mektuplarının nakte çevrilerek irat kaydedilmesine ilişkin davalı idare işleminin idarî işlem niteliğinde bir ihale işlemi olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır. 
Bu itibarla, 2577 sayılı Kanun’un ve bu Kanun’da düzenlenen usûllerin uygulanmasına ve öncelikle sonuçlandırılması özel önem taşıyan uyuşmazlık olarak nitelendirilmesine imkân bulunmadığındanivedi yargılama usulü kapsamında yer almayan dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak, Mahkemece genel yargılama usûlü yerine ivedi yargılama usûlü uygulanarak verilen kararda usûl hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır. 

Stajyer Derya MERİÇ

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere asalhukukdanismanlik@gmail.com adresine gönderebilirler.

Kategoriler
EN SON EKLENENLER

Yapı Ruhsatı Talebinin Reddi ve İptal Davası

Yapı Ruhsatı Talebinin Reddi ve İptal Davası

YAPI RUHSATI TALEBİ / Yapı ruhsatı, inşa edilen yapının hukuka uygun bir şekilde inşa edilebilmesi için veya hali hazırda ruhsat alınmış bir yapıda değişiklik yapılması için yeniden alınmak zorundadır.

Yapı ruhsatı aranmayacak yapılar da bulunur ve bu yapılar için idareden yapı ruhsatı talep edilmesi gerekmeyecektir.

  • Yapının derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı, kiremit aktarılması, mahallin özelliklerine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratları için yapı ruhsatı alma zorunluluğu bulunmamaktadır.
  • Yapının tel örgüsü için yapı ruhsatı alma zorunluluğu bulunmamaktadır.
  • İmar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar ile köyde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, köy fırını, köy kahvesi, köy lokantası, tanıtım ve teşhir büfeleri ve köy halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatiflerin işletme binası gibi yapılar için yapı ruhsatı zorunluluğu bulunmamaktadır.
  • Köy ve mezraların yerleşik alanlarında ve civarında sadece köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanlarca yapılacak konutlar yapı ruhsatı alma zorunluluğuna tabi değildir.
  • Tarım ve hayvancılık amaçlı olarak inşa edilen yapılar yapı ruhsatı alma zorunluluğuna tabi değildir.
  • Müştemilat binaları olarak inşa edilen yapılar yapı ruhsatı alma zorunluluğuna tabi değildir.

 

Yapı ruhsatının zorunlu tutulduğu yapılan için yapı ruhsatı talebinde ibraz edilmesi gereken bazı belgeler bulunur. Bu belgeler,

  • Tapu senedi veya tapu senedi yerine geçecek bir belge mevcut olmalıdır.
  • İnşa edilecek yapının mimari projesi mevcut olmalıdır.
  • İnşa edilecek yapının statik projesi, binanın taşıyıcı sistemlerinin ne şekilde yapılacağını gösteren bir proje mevcut olmalıdır.
  • İnşa edilecek yapının elektrik ve tesisat projeleri mevcut olmalıdır.
  • İnşa edilecek yapının röperli krokisi, arsanın parsel ya da ada yapılarının sabit ölçülerle gösterildiği krokisi veya ebatlı krokisi mevcut bulunmalıdır.

Yapı ruhsatı alabilmek için yapılacak talep belediye veya valilik bürolarına dilekçe ile yapılmalıdır ve bu talebi yapı sahipleri bizzat veya yapı sahiplerinin kanunen vekili olduğu kişiler yapabilir.

Yapı sahipleri veya yapı sahiplerinin kanuni vekilleri tarafından talep edilen yapı ruhsatı, incelenen bürolar tarafından reddedilebilir ve bu kişilere inşa edilecek yapı için yapı ruhsatı verilmeyebilir. Yapı sahipleri tarafından yapı ruhsatının reddi kararının kendilerine tebliğinden itibaren idari başvuru yoluyla bir üst makamdan bu kararın kaldırılması talep edilebilir veya bu talep edilmeden doğrudan iptal davası yoluna da başvurulabilir.

Yapı Ruhsatı Talebinin Reddi ve İptal Davası

  • İDARİ BAŞVURU YOLUYLA ÜST MAKAMDAN YAPI RUHSATININ REDDİ KARARININ KALDIRILMASI TALEBİ 

Yapı sahipleri olan ilgililer yapı ruhsatı talebinin reddi kararına karşı 60 gün içerisinde bir üst makam olan idareden bu kararın kaldırılması için başvurulabilir ve bu idari başvuru reddedilirse veya 60 gün içinde idare tarafından buna ilişkin bir cevap verilmezse başvuru reddedilmiş sayılacağından yapı sahiplerinin artık iptal davası açması gerekecektir.

 

  • İPTAL DAVASI YOLUYLA YAPI RUHSATININ REDDİ KARARININ KALDIRILMASI TALEBİ

Yapı sahipleri olan ilgililer idari başvuru talepleri sonucu taleplerinin reddedilmesi halinde veya idari başvuru yoluna gidilmeden doğrudan 60 gün içerisinde iptal davası açarak yapı ruhsatının reddine dair verilen kararın kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler. İptal davasını hukuka uygun olan yapı ruhsatı talepleri hukuka aykırı kabul edilerek reddedilen yapı sahipleri veya bunların kanuni vekilleri açabilirler.

 

Danıştay 6. Daire Başkanlığı          

2019/21160 E.   

2021/14393 K. 

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda ayrıntısı verilen dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca riskli yapının yıkılmasından sonra taşınmaza yapılacak yeni uygulamada yapı alanında artış olması veya kullanım amacında değişiklik olması halinde oluşan fark için belediyelerce harç ve ücret alınacağı, bu harç ve ücret farklarının muafiyet kapsamında olmadığı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; riskli olduğu tespit edilerek yıkılan yapının toplam alanının 2.133,57 m2 olduğu, yıkılan yapının yerine yapılacak yeni uygulamaya ilişkin 05.02.2016 tarihli yeni yapı ruhsatındaki toplam yapı inşaat alanının 35.340 m2 olduğu, 30.06.2017 tarihli tadilat ruhsatındaki yapı inşaat alanının ise 42.991 m2 olduğu, ilk ruhsat ile tadilat ruhsatı arasındaki yapı alanı farkının 7.651 m2 olduğu, öte yandan, esaslı tadilat ile yapının kullanım amacında da değişiklikler yapıldığından (40 adet meskenin işyerine dönüştürülmesi ve 15 adet işyerinin m2’sinde değişiklik yapılması neticesinde toplam 68 adet yeni işyeri oluşturulması, 168 m2 ise trafo ve kapıcı dairesi eklenmesi) 13.222 m2 de alan kazanıldığı, böylece idare tarafından toplamda 21.041 m2 alan üzerinden harç ve ücretlerin hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; ayrıntısına yukarıda yer verilen kuralların ilk ruhsat tarihi olan 05.02.2016 tarihinde yürürlükte olmadığı, dolayısıyla davacı şirketin bütün harç ve ücretlerden muaf tutulduğu, daha sonra 26.04.2016 tarihinde 6306 sayılı Kanunda, 27/10/2016 tarihinde ise anılan Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde yapılan değişikliklerden sonra, 30.06.2017 tarihli tadilat ruhsatı alımı sırasında davalı idarece harç ve ücret adıyla tahakkuk ettirilen toplam 505.134,00-TL’nin davacıdan tahsil edildiği, dava konusu bu tahakkuk ve tahsilatın işlem tarihinde yürürlükte bulunan ve ayrıntısına yukarıda verilen mevzuat uyarınca yapı alanındaki artış ve kullanım amacında değişiklik nedeniyle oluşan farktan dolayı istenildiği görüldüğünden Mahkemece bu hukuki durumun dikkate alınarak istenilen harç ve ücretlerin diğer yönlerden isabetli olup olmadığı konusunda inceleme yapılarak yeniden karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. 

 

T.C. 
D A N I Ş T A Y 
İKİNCİ DAİRE 
Esas No : 2021/4122 
Karar No : 2021/5060 

İSTEMİN KONUSU : Bursa ili, Nilüfer ilçesi, …Mahallesi, …pafta, …ada, …sayılı parselde bulunan restorant faaliyetindeki işyerine verilen …günlü, …sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istemiyle açılan davada; söz konusu işyerinin kullanım alanına yönelik olarak davacının başvurusundan sonra yeni bir tespit yapılıp yapılmadığının sorulması üzerine gönderilen bilgi ve belgelerden; kullanım alanına yönelik olarak yeni bir tespitin yapılmadığı gibi, işyerinin faaliyet gösterdiği binanın herhangi bir inşaat ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesinin olmadığı gerekçesiyle,

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 20. maddesinde, “Yapı: a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde, b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile imar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir.”, 21. maddesinde, “Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden (….) yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir…”,Yapı Kullanma İzni” başlıklı 30. maddesinde, “Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik (…), bürolarından; 27 nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir…” kurallarına yer verilmiştir. 
3194 sayılı Kanunda bahsedilen istisnalar dışında yapı ruhsatı ve kullanma izni bulunmadan bir yapının inşa edilmesinin ve kullanılmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenebilmesi için imar mevzuatına uygun bir yapının varlığının hukuksal bir zorunluluk olduğu kuşkusuzdur. Danıştay dava daireleri ile idari veya vergi dava daireleri kurulları tarafından verilen kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmelerini gerektiren nedenler, 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesinin 1. fıkrasında gösterilmiş, aynı maddenin 2. fıkrasında ise, anılan daire ve kurulların kararın düzeltilmesi isteminde ileri sürülen nedenlerle bağlı oldukları belirtilmiş bulunmaktadır.  Dilekçede ileri sürülen düzeltme nedenlerinin anılan maddede sayılan nedenlere uymadığı anlaşılmıştır. 

Yapı Ruhsatı Talebinin Reddi ve İptal Davası

Stajyer Derya MERİÇ

Makale Yazarlığı İçin

Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere asalhukukdanismanlik@gmail.com adresine gönderebilirler.